Anadolu’nun Fethi Malazgirt 1071 Anma Programı

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 1071 Malazgirt Anıtı’nın bulunduğu alanda düzenlenen Anadolu’nun Fethi Malazgirt 1071 Anma Programı’nda halka hitap etti.

Zaferden zafere koşan ecdadın hareket ve güç kaynağının hep Anadolu olduğunu belirten Erdoğan, Çanakkale Zaferi’nin “Artık ayağa kalkamaz” denilen bir milletin yeniden şahlanışı olduğunu vurguladı.

Kurtuluş Savaşı’nda da bu şahlanışın yeniden bir devlet kurma iradesiyle neticeye ulaştırıldığının altını çizen Erdoğan, “En son 15 Temmuz’da bir darbe girişimi gibi gözüken ama aslında tıpkı daha öncekiler gibi bizi esir etmeye ve bu topraklardan söküp atmaya yönelik bir hamle ile karşılaştık. Ucu Pensilvanya’ya dayanan bu malum zatlar, 15 Temmuz’da milletim çok ciddi bir fatura ödetti onlara.”

Erdoğan, 946 yıldır olduğu gibi bu defa da bayrağa, ezana, vatana, devlete, bağımsızlığa ve geleceğe sahip çıkarak, bu işgal teşebbüsünün boşa çıkarıldığının altını çizerek, şöyle devam etti:

“Sultan Alparslan, Sultan Kılıçarslan kimlerle mücadele etmişse biz de 15 Temmuz’da onlarla mücadele ettik. 15 Temmuz’da, Osmangazi, Fatih Sultan Mehmet Han, Abdülhamid -i Sani Han kimlerle mücadele etmişse, Gazi Mustafa Kemal kimlerle mücadele etmişse biz de onlarla mücadele ettik. Oyun aynı, hedef aynı sadece senaryo, figüranlar farklı. Bu oyunda Feto bir piyondur. PKK, YPG, PYD, DEAŞ, diğer terör örgütleri bir piyondur. Hepsi de gözünü vatanımıza dikmiş olan güçlerin kullandıkları birer araçtır. Bizim mücadelemiz sadece araçlara değil asıl onları kullananlara karşıdır. Bugün milletçe yedi düvele karşı mücadele ediyor olabiliriz, ama unutulmasın tarih boyunca Anadolu hep yedi düvele bedel olmuş bir güçtür.”

– “Kefenleri giymeye hazır mıyız?”

Sultan Alparslan’ın Malazgirt’te giydiği kefenin, bu millete liderlik eden herkesin sırtında olmaya devam ettiğini vurgulayan Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Evet, kefenleri giymeye hazır mıyız? Aynı şekilde kefenleriyle yürümüş olan ecdadımızın arkasından yürümeye hazır mıyız? Yola çıktığımızda bu sözü vermiştik. Bu uğurda nice devlet adamı, rahmetli Menderes gibi, arkadaşları gibi meydanlarda evet darağacına çekilerek, onlar da fedai can etmişlerdi. Biz de 15 Temmuz gecesi aynı hissiyatla ne dedik, ‘yürüyeceksin, millet yürüyecek arkandan’ ve çağrıyı yaptığım zaman hamdolsun milletim meydanlara çıktı, işgalcilerin, hainlerin karşısına dikildi.”

Erdoğan, yabancı bir devlet adamına atfedilen ancak Türkiye’ye yönelik oyunların mantığını çok iyi ifade eden bir söz bulunduğunu ve bunu ifade etmek isteğini belirterek, şunları kaydetti:

“Diyor ki bu söz, ‘Türkleri ne yerde süründüreceksin ne de doğrulmalarına izin vereceksin. Sürünecek olurlarsa gururlarına dokunur, küllerinden yeniden doğarlar. Ayağa kalkarlarsa da artık önlerinde duramazsın. Bunları belleri bükük vaziyette bırakacaksın ki idare edebilesin.’ Ama bunu başaramadılar, başaramayacaklar. Hayatımız boyunca beli bükük olarak görmek isteyenlere diyoruz ki Türkiye artık ayağa kalktı, bunu böyle bilesiniz. Ne yaparsanız yapın bu şahlanışın önüne geçemeyeceksiniz. Çünkü biz ancak rükuda eğiliriz. Çünkü biz sadece Allah’a ibadet eder, sadece ondan yardım dileriz. Çünkü bizi doğru yola iletecek olan, yanlış yoldan koruyacak olan sadece Rabbimizdir. Allah’ın yardımı ve milletimizin ferasetiyle üstesinde gelemeyeceğimiz hiçbir saldırı hiçbir tuzak yoktur.

Ağaç dallarıyla ve yapraklarıyla gürler. Anadolu dediğimiz bu ulu çınar gölgesinde yaşayan 80 milyon insanıyla çevresindeki yüzlerce milyon dostuyla tarihiyle kültürüyle tüm zenginlikleriyle hamdolsun gürlemektedir. Yeter ki bir olalım, iri olalım, diri olalım, kardeş olalım, hep birlikte Türkiye olalım.”

– “Bir medeniyet iddiamız var ve bunu da başaracağız”

Büyük devlet olmanın, güçlü olmanın ve müreffeh millet olmanın kolay olmadığına işaret eden Erdoğan, bunun için de hem vatana yönelik saldırılarla mücadele edeceklerini hem de daha çok yatırım yapmak, daha çok üretmek, daha çok ihraç ve istihdam etmek suretiyle kalkınmayı sürdüreceklerini söyledi.

“Bizim bir medeniyet iddiamız var ve bunu da başaracağız.” diye konuşan Erdoğan, medeniyetleri taş üstünde taş koymayanların değil, taş üstüne taş koyanların kurabileceğini, geliştirebileceğini, yükseltebileceğini ve bunun yolunun da çalışmaktan geçtiğini kaydetti. Erdoğan, “Eğer siz kendiniz için çalışmazsanız birileri gelir sizi kendileri için çalıştırır. Artık bu millete eğilmek yok. Şunu unutmayalım kararlı bir şekilde tıpkı Sultan Alparslan’ın, tıpkı Selahaddin Eyyubi’nin, tıpkı Yavuz Sultan Selim’in, tıpkı Gazi Mustafa Kemal’in yaptığı gibi ancak bir ve beraber olursak bu zulmün, bu kötü gidişin önüne geçebiliriz.” diye konuştu.

– “Tüm coğrafyanın kurtuluşunun anahtarı”

Türkiye’nin 2023 hedeflerinin sadece ülkenin değil, tüm coğrafyanın kurtuluşunun anahtarı olduğunu ifade eden Erdoğan, 2053 ve 2071 vizyonlarının da Türkiye ile tüm kardeşlerinin aydınlık geleceğinin müjdecisi niteliğini taşıdığını vurguladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ahlat’taki mezar taşları üzerinde isimlerin Arapça, Farsça ifadelerle yazıldığına ve orada yatanın da Türk veya Kürt olabildiğine dikkati çekerek, şunları söyledi:

“Sultan Alparslan Malazgirt Savaşı’nı bu meydanda vermiş, ordugahını da işte böylesine zengin bir kültüre sahip Ahlat’ta kurmuştur. Bugün de diyoruz ki ‘gelin ecdadımızın yolundan gidelim. Gelin, hep beraber bölgemizin yaşadığı kara kışı umut dolu bir bahara dönüştürelim.’ Sultan Alparslan’ın ve Malazgirt’te aslanlar gibi dövüşen ecdadın ruhunu ancak bu şekilde şad edebiliriz. Şehitlerimizin hatırasını ve gazilerimizin fedakarlıklarını ancak bu şekilde yüceltebiliriz. Peygamberimizin fetih müjdesinin anahtarı olan bu bölge inşallah hep birlikte inşa edeceğimiz yeni geleceğimizin de sembolü haline gelecektir.”

– “Men sabera zafera”

Erdoğan, Malazgirt Zaferi kutlamaları kapsamındaki etkinliklerde okçuluk, atlı binicilik, güreş gibi ata sporlarını da ihya etme çabasının öne çıktığını gördüğünü ifade ederek, bu gayretleri desteklediğini vurguladı. Okçuluk sporunun yeniden ayağa kaldırıldığını görmekten büyük bir memnuniyet duyduğunu belirten Erdoğan, bu sporu destekleyen Okçuluk Vakfı’nın bu yöndeki çabalarını da yakından takip ettiğini kaydetti.

Osmanlı’da okçu olmak isteyen kişiye üstadının bir sır fısıldadığını ve Osmanlı ifna olunca bu sırrın ifşa olduğunu anlatan Erdoğan, “Asırlarca kulaktan kulağa fısıldanan bu sır, Enfal suresinin 17. ayetinin bir bölümüdür, ‘Attığın zaman onu sen atmadın, Allah attı.’ Evet, attığımız oku da, adımı da bizlere Allah attırsın, bizleri yolundan ayırmasın. Tüm sporlar, sanatlar, mücadeleler gibi okçuluk da sabır, disiplin, çalışma, hedefe odaklanma işidir. Yani ‘Men sabera zafera’, sabreden kimse zafere ulaşır.” dedi.

– “Hedeflerimiz büyük”

Erdoğan, zaferin sabırla geleceğini unutmadan yollarına devam edeceklerinin altını çizerek, Türkiye’nin son 15 yılının bu hakikatin en müşahhas örneği olduğunu söyledi. Ülkenin adım adım nereden nereye getirildiğinin şahidinin bizatihi milletin kendisi olduğunu ifade eden Erdoğan, “Eksikler yok mu şüphesiz ki var ama inşallah bunları da aşacağız. Doğu Anadolumuz başta olmak üzere yedi bölgemizin her birine geçmişle mukayese edilemeyecek büyüklükte yatırımlar yaparak adeta çağ atlattık.” ifadelerini kullandı.

Malazgirt Zaferi’nin 1971 yılındaki kutlamalarına katılanların ilçeyi “Nüfusu 2 bini bulmayan, elektrikten mahrum, ulaşılması güç, sadece bir ilkokulu ve bir fırını olan köy görünümlü bir kasaba” olarak tarif ettiğini hatırlatan Erdoğan, bugün ise Malazgirt’in 50 binin üzerindeki nüfusu, okul öncesinden yüksekokula kadar her kademedeki eğitim kurumları, sağlık tesisleri, yolları ve diğer imkanlarıyla pırıl pırıl bir Anadolu ilçesi olduğunu aktardı.

Erdoğan, yatırımları daha iyi hale getireceklerine vurgu yaparak, “Bizim hedeflerimiz büyük. İl olup da kasaba olması bir işe yaramaz. Biz bu ilçemizi güzelleştirelim, daha iyi hale getirelim.” şeklinde konuştu.

Tören alanında bulunan vatandaşlarla tek millet, tek bayrak, tek vatan, tek devleti ifade eden “Rabia” işaretini yapan Erdoğan, sözlerini, “Beraber yürüdük biz bu yollarda. Beraber ıslandık yağan yağmurda. Şimdi dinlediğim tüm şarkılarda bana her şey sizi hatırlatıyor. Bana her şey Malazgirt’i hatırlatıyor.” ifadeleriyle tamamladı.

– Notlar

İstiklal Marşı ve Kur’an-ı Kerim tilavetiyle başlayan törende Okçular Vakfı tarafından hazırlanan tanıtım filmi izlendi. Sanatçı Arslanbek Sultanbekov aralarında Dombıra’nın da bulunduğu eserlerini seslendirdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın konuşması boyunca mehter takımı ve tarihte kurulmuş Türk devletlerini temsilen askerler, platformda hazır bulundu. Erdoğan, konuşması sırasında rahatsızlanan mehter takımı üyesine su verilmesini istedi.

Konuşmasının ardından Erdoğan’a günün anısına Okçular Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Haydar Ali Yıldız tarafından aralarında Selçuklu Sancağı ve Malazgirt’in temsili anahtarının da bulunduğu hediyeler takdim edildi.

Törene Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar, TBMM Başkanvekili Ahmet Aydın, Başbakan Yardımcıları Hakan Çavuşoğlu ve Recep Akdağ, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, bakanlar, milletvekilleri, kuvvet komutanları, Büyük Birlik Partisi Genel Başkanı Mustafa Destici, Makedonya Devlet Bakanı Adnan Kahil, valiler, belediye başkanları, Okçular Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Haydar Ali Yıldız ile Dünya Etnospor Konfederasyonu Başkanı Bilal Erdoğan ve çok sayıda vatandaş katıldı.