Bakan Çavuşoğlu Elmalı’da

Antalya’da temaslarını sürdüren Çavuşoğlu, Elmalı Belediyesi Kültür Merkezi’nde, AK Parti İlçe Başkanlığınca düzenlenen bayramlaşma programına katıldı.

Çavuşoğlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Başbakan Binali Yıldırım’ın selamlarını ileterek başladığı konuşmasında, Ramazan Bayramı’nda partililerle beraber olmaktan duyduğu mutluluğu ifade etti.

Antalya’da büyük projeler gerçekleştirdiklerini, ulaşımın önündeki engelleri kaldırdıklarını belirten Çavuşoğlu, “Bir yerde tarım varsa o ürünlerin dünya piyasasına kolayca girebilmesi lazım. O yolların açık olması, engeller varsa kalkması lazım. En son Rusya ile domateste hala soru işaretleri var ama meşhur oldu, domatesin de reklamı oldu. Ama tüm engelleri kaldırdık, fiziki şartlarımızın da iyi olması lazım. Bunun için yollarımızın güzel olması lazım.” diye konuştu.

Korkuteli-Elmalı arasında yapılan otobandan batı ilçelerinin yararlanabileceğini ifade eden Çavuşoğlu, Antalya merkez ve ilçelerinde yapacakları projeleri anlattı. Antalya’nın batısına üçüncü havalimanını kazandıracaklarını bildiren Çavuşoğlu, sağlık ve alternatif turizme çok önem verdiklerini belirtti.

Batı ilçelerinin göletler şehri olduğunu, sulama projelerine önem verdiklerini belirten Çavuşoğlu, DSİ aracılığıyla tüm projeleri birlikte gerçekleştirdiklerini vurguladı.

Japonya ziyaretinde, kendisine “Referandumdan sonra Türkiye’de ortaya çıkan istikrara büyük önem veriyoruz, saygı duyuyoruz’ dediklerini aktaran Çavuşoğlu, “Referandumda hepimiz anlattık, ‘Türkiye’ye istikrar gelecek, daha güçlü olacağız, terörle mücadelemiz daha güçlü olacak’ dedik. Bunu görmeye başladık. Ekonomimiz ilk çeyrekte yüzde 5 büyüdü, terörle etkin mücadele ediyoruz.” ifadelerini kullandı.

Türkiye’nin emin adımlarla hedeflerine ulaşacağına değinen Çavuşoğlu, Türkiye’nin sorumluluğunun sadece Misak-ı Milli ile sınırlı olmadığını kaydetti.

Çavuşoğlu, Yemen’e kadar yardım ulaştırdıklarını, Türkiye’nin sorumluluğunun sadece ülkede vatandaşlar, dünyadaki akraba ve soydaşlarla sınırlı olmadığını söyledi. Dünyadaki 2 milyar ümmetten de sorumlu olduklarını ve bunun için herkesin gözünü Türkiye’ye çevirdiğini söyleyen Çavuşoğlu, şöyle devam etti:

“Katar’daki ülkeler arasındaki krizin çözümü için çaba sarfediyoruz. Yanlışa yanlış, doğruya doğru diyoruz. Ramazan ayında oradaki kardeşlerimize yapılan kısıtlamaları doğru bulmuyoruz. Sorunlar olabilir, sorunun merci masadır. Oturursun masaya, koyarsın sorunları dertleri. Ondan sonra da ‘bunu nasıl çözeriz’ konuşuruz. Kendi arasında çözemiyorsan arabuluculuk istersin, Kuveyt’in yaptığı gibi… Biz de bunu yapmaya çalışıyoruz ama taleplerin içerisine ‘Katar’daki Türk üssünü kaldır, kapat dersen’ bu olmaz. Her şeyden önce bir ülkenin egemenliğini ihlal ediyorsun, uluslararası hukuku ihlal ediyorsun, o zaman da iki ülkenin egemenliğine saygısızlık yapıyorsun. Bu anlaşma Türkiye ile Katar arasındadır. Başkalarına da ancak saygı duymak düşer. İki egemen ülke oturur, anlaşır. Biz bu üslerin hedefinin, amacının tüm Körfez’deki kardeşlerimizi dışarıdan tehditlerden korumak olduğunu söyledik. O ülkelere de zamanında ‘Beraber koordine edelim’ diye söyledik. Siz kendi aranızdaki çekişmeden dolayı Türkiye’yi de hedef alırsanız Türkiye’nin basit bir ülke olmadığını anlamalısınız. Biz kardeşçe yaklaşıyoruz sorunları beraber çözelim diyoruz. Aynı anlayışımızla bu ülkeler kardeşimiz diyoruz. Aynı anlayışımızı sürdüreceğiz ve inşallah bu sorunları aşacağız. Başkaları bundan faydalanmak ister ama böyle bir sorunun kimseye faydası olmaz. Türkiye’nin bu sorunun çözülmesi için gayret sarfediyor.”

Çavuşoğlu, her bayramda ilçelerde olduğunu, babasının yayladaki evine kendisinin gidemediğini ancak kızını gönderdiğini belirterek, “İnşallah önümüzdeki haftalarda bir hafta sonu gideriz yaylamıza. Yaylada da Yörük geleneklerimizi devam ettiriyoruz. Babamın 2 bin civarında koyunu, kuzusu, keçisi var. Bunlar ticari değildir, Yörük hayatını devam ettirmek içindir. Kışın 500-600 civarında oluyor, bakması zor. Yazın yavrulamayla kuzular, oğlaklar iki bine çıkıyor. Bazıları çift yavruluyor. Ömrümüz yettikçe bu geleneğimizi, örfümüzü sürdüreceğiz.” dedi.