Bakan Çavuşoğlu Sivil Düşünce Platformu Toplantısına Katıldı

Çavuşoğlu, Antalya Ticaret Borsası  Meclis Salonu’nda Sivil Düşünce Platformu üyeleriyle bir araya geldi.

Gündeme ve dış politikaya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Çavuşoğlu, Antalya’nın artık sadece turizmde marka bir şehir olarak anılmadığını, çok önemli uluslararası toplantıların merkezi olmaya başladığını söyledi.

En son bu hafta sonu İngiltere ile ortaklaşa Tatlıdil Forumu’nun gerçekleştirildiğini anımsatan Çavuşoğlu, İngiltere’nin Savunma ve Dışişleri Bakanları ile York Dükü Prens Andrew’un da katıldığı forumun çok iyi geçtiğini dile getirdi.

Klasik diplomasiye birçok yenilikler eklediklerini, şimdi Türkiye-Bosna-Sırbistan, Türkiye-Bosna-Hırvatistan gibi üçlü mekanizmalar kurulduğunu anlatan Çavuşoğlu, referandumdan sonra Türkiye-Bosna-Sırbistan-Hırvatistan dörtlü mekanizmasını kurmak için bir araya geleceklerini bildirdi. Çavuşoğlu, aynı mekanizmayı Kafkasya’da Türkiye-Azerbaycan-Türkmenistan, Türkiye-Azerbaycan-Rusya ve Türkiye-Azerbaycan-Kazakistan olarak da kuracaklarını vurguladı.

Çavuşoğlu, önümüzdeki dönemde Kars-Tiflis-Bakü tren yolunu da açmış olacaklarını belirterek, tarihi İpekyolu’nu demiryolları ile kurma projesini yavaş yavaş hayata geçireceklerini dile getirdi.

– İnsani yardımlar

Sadece coğrafyada değil dünyanın her yerinden güçlü Türkiye’den beklentilerin büyük olduğunu ifade eden Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu, yıllardır sömürülen Afrika’nın kendisine ortak aradığını, Türkiye’nin şu anda Afrika Birliğinin üç ortağından biri haline geldiğini söyledi.

İnsani yardım konusunda da dünyanın her yerindeki mazlumlara ulaşmaya çalıştıklarını belirten Çavuşoğlu, dünyada bir afet olduğu zaman o ülkeye ilk ulaşan kurumların Türkiye’nin yardım kurumları olduğunu kaydetti. Çavuşoğlu, insani yardım ve kalkınma yardımlarında ABD’den sonra Türkiye’nin geldiğini ifade ederek, “Suriyelilere bugüne kadar belediye ve sivil toplum örgütleriyle birlikte harcadığımız 25 milyar dolardan bahsetmiyorum, yurt dışında bir yıllık insani yardımımız yaklaşık 4 milyar dolar civarında.” diye konuştu.

Göç konusunda Türkiye’nin dünyaya ders verdiğini kaydeden Çavuşoğlu, şöyle devam etti:

“Yalnız bırakıldığımız halde göçmenler için her türlü imkanları seferber ediyoruz. Bizim bugüne kadar harcadığımız miktar 25 milyar doları geçti. Bunun 15 milyar dolardan fazlası resmi yardım. Bize tüm dünya ülkelerinden göçmenler için gelen yardım ne kadar biliyor musunuz, 522 milyon dolar. Avrupa Birliği Suriyeli göçmenlere 3 milyar avro vaat etti, 2016 sonuna kadar sadece yüzde 25’ini gönderdi. Daha 500 bin okula gitmesi gereken okul çağında Suriyeli var. Eğitim için koyduğu şart, ‘Bunlara yeni sınıf yapamazsınız, mevcutları tamir edebilirsiniz.’ diyor. Mevcutların tamir edilmesi yeni sınıf kazandırılması demek değil ki. Dertleri bu parayla Türkiye’ye yeni bir şey kazandırmayalım. Bizim okul konusunda sıkıntımız yok ki. Türkiye karşıtlığının, İslam karşıtlığının en somut örneklerinden biri, mantığı yok.”

İran’ın bütün politikalarını desteklemediklerini ancak Suriye’deki ateşkesin sağlamlaştırılması konusunda çalıştıklarını, fakat İran’ın kafasındaki politikayı desteklemediklerini, tehlikeli bulduklarını kaydeden Çavuşoğlu, “Ülkeleri ayırmamamız lazım. Mezhepçilik çok kötü bir şeydir, çok tehlikelidir. Din ayrımı çok kötü bir şeydir. Cumhurbaşkanımız ne güzel diyor ‘Ben ne Sünniyim ne Şiiyim. Ben Müslümanım.’ Ama İran’ın bugünkü politikası bununla çelişiyor. Komşumuz İran’la iyi ilişkiler kurmak istiyoruz ama yanlış varken de görmezden gelmek Türkiye’nin anlayışı değil.” diye konuştu.

– Anayasa değişikliği

Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu, 16 Nisan’da referanduma sunulacak anayasa değişikliğinin aslında çok önce yapılması gerektiğini vurgulayarak, Türkiye’de geçmişte de ülkesini seven birçok liderin başkanlık sistemini savunduğunu söyledi.

Çavuşoğlu, “İşte dün ölüm yıl dönümüydü, bir kere daha rahmetle andık Muhsin Yazıcıoğlu çok savundu. ‘Önemli olan şahıslar değil, sistem’ diyordu. Aynı şekilde rahmetli Erbakan, rahmetli Özal, rahmetli Demirel de savunuyordu. Sadece onlar savunduğu için değil, sistemimizi netleştirmemiz lazım. Bu kadar karışık bir sistem olamaz.” diye konuştu.

Cumhurbaşkanının da başbakanın da halk tarafından seçildiğini kaydeden Çavuşoğlu, “O halde hükümeti başbakanın yönetmesiyle cumhurbaşkanının yönetmesi arasında ne fark var? Onu da seçiyorsun onu da seçiyorsun. Üstelik yeni sistemde cumhurbaşkanından hesap soruyorsun.” dedi.

Lost Password