Çavuşoğlu AA Editör Masası’na konuk oldu

Bakan Çavuşoğlu, Anadolu Ajansı (AA) Editör Masası’nda gündeme ilişkin soruları yanıtladı.

Çavuşoğlu, ABD’li yetkililerinin kendilerine ABD Federal Soruşturma Bürosunun (FBI) FETÖ konusunda ciddi ve kapsamlı bir soruşturma başlattığını ilettiğini kaydetti. Basit ve objektif bir soruşturmayla FETÖ’nün ABD’deki ihlallerinin net şekilde ortaya çıkacağına dikkati çeken Çavuşoğlu, ABD’nin bugüne kadar bu konuyu ciddiye almamasını eleştirdi.

Mevlüt Çavuşoğlu, bu konuda ABD ortak çalışma grubuyla hareket edileceğini ifade ederek, “Her şey masaya konduktan sonra ne kadar ciddiye aldıklarını ve somut adım atım atmayacaklarını göreceğiz. ABD gibi bir ülke, Türkiye gibi bir müttefikini kaybetmemelidir.” diye konuştu.

ABD’nin bir terör örgütünü değil, müttefiki olan Türkiye’yi tercih etmesi gerektiğinin altını çizen Çavuşoğlu, “İlişkilerimiz bu kadar zarar gördükten sonra bunun telafisi, ABD’nin yanlış politikalarından vazgeçmesi ve Türkiye’nin taleplerini yerine getirmesidir.” dedi.

– Rusya’dan S-400 alımı

Türkiye’nin Rusya’dan S-400 satın almasının NATO Zirvesi’ne yansıyıp yansımayacağı ve bu konuda Türkiye’nin tutumuna ilişkin soru üzerine Çavuşoğlu, S-400 satım alımına ilişkin NATO’yu bilgilendirdiklerini vurgulayarak Genel Sekreter Jens Stoltenberg’in de Türkiye’nin bağımsız bir ülke olduğunu ve kendi kararlarını kendisinin verebileceğini söylediğini aktardı.

Çavuşoğlu, S-400’lerin tehdit olacağı yönünde NATO üyesi ülkeler ya da NATO’nun herhangi bir endişesi olması durumunda birlikte çalışabileceklerini, böylece bu konunun tehdit olmayacağını görebileceklerini dile getirdi.

Bakan Çavuşoğlu, halihazırda NATO’nun kurumsal olarak var olan tehditlere ve teröre karşı daha etkin mücadele vermesi konusunda Türkiye’nin örgütle aynı görüşte olduğunu belirtti. Halihazırda müzakeresi devam eden metinler olduğuna işaret eden Çavuşoğlu, Genel Sekreter ile iki gün önce bu metinler üzerindeki görüştüklerini anımsattı.

Çavuşoğlu, “Herkesin kabul ettiği ortak açıklama, inşallah zirveden önce nihayileşmiş olacak.” dedi.

–  “400 bin Suriyeli Kürt neden geri dönemiyor?”

Bakan Çavuşoğlu, terör örgütü YPG/PKK bölgeden çekildikten sonra yönetim için kriterin Münbiç operasyonu öncesi o bölgenin nüfus yapısı olacağını belirtti.

Söz konusu örgütün bölgeye girdikten sonra yerel halkı sürgüne gönderdiğine dikkati çeken Çavuşoğlu, “Şu anda YPG’nin bulunduğu yerlerdeki yapıyı biz kriter alamayız. Öncesini baz alacağız.” diye konuştu.

Çavuşoğlu, bu nedenle Kobani’deki Kürtlerin de endişe duymaması gerektiğini vurgulayarak “Kobani’de de nüfus yapısına bakacağız. Tabii ki ağırlıklı Kürt, o zaman yönetimde de güvenlik birimlerinde de ağırlıklı Kürt olacak hangi oranda varsa. Ama PKK/YPG değil. Burada böyle bir ayrım var.” ifadelerini kullandı.

YPG’nin Suriyeli Kürtlere zulmettiğine işaret eden Çavuşoğlu, “400 bin Suriyeli Kürt neden geri dönemiyor? YPG/PKK bunları sürgüne gönderdi. Malını mülkünü elinden aldı. Diğer alternatif siyasi partileri de kapattı.” dedi.

– “Avusturya dönem başkanlığından bir beklentimiz yok”

Çavuşoğlu, Avusturya’nın Avrupa Birliği (AB) dönem başkanlığının Türkiye-AB ilişkilerini nasıl etkileyeceğine ilişkin soruya, “Avusturya dönem başkanlığında özellikle siyasi konularda bir ivme beklemiyoruz. Çünkü genellikle dönem başkanlığı bu işleri yürütüyor ama teknik konulardaki çalışmaları AB Komisyonu ile sürdürüyoruz.” yanıtını verdi.

Uzmanların vize serbestisiyle ilgili toplantıları sürdürdüğünü söyleyen Çavuşoğlu, “7 kriter kalmıştı, 6’ya düştü şimdi. 6 kriter konusunda biz düşünce ve önerilerimizi paylaşmıştık. Onlar da bir çalışma yaptılar. Uzman düzeyindeki çalışmalar bittikten sonra Timmermans ile bir araya gelerek artık bu konuyu biz tamamlamak istiyoruz. Vatandaşlarımızın hak ettiği vize serbestisini yürürlüğe koymak istiyoruz.” diye konuştu.

Gümrük Birliği Anlaşması’nın güncellenmesinin “kazan-kazan” anlayışı açısından AB ülkeleri için de önemli olduğunu dile getiren Çavuşoğlu, “Bu tür konularda da siyasi engel çıkarmanın bir anlamı yok.” dedi.

 AB ile teknik çalışmaların devam edeceğine değinen Çavuşoğlu, “Fasıl açılması konusunda da yine Avusturya dönem başkanlığında herhangi bir adım beklemiyoruz. Fasılların açılmasında sorun teknik bir sorun değildir, siyasidir.” ifadelerini kullandı.

Türkiye’nin her faslın açılış kriterini yerine getirebileceğini vurgulayan Çavuşoğlu, “Avusturya dönem başkanlığından bir beklentimiz yok. Olumsuz girişimleri var ama AB içinde tüm kararlar konsensusla alındığı için Avusturya’nın Türkiye aleyhine de radikal bir karar alabileceğini de düşünmüyoruz. Buna karşı çıkan ülkeler de var.” dedi.

Bakan Çavuşoğlu, Avrupa Seyahat Bilgi ve Yetkilendirme Sistemi (ETIAS) olarak adlandırılan düzenleme ile AB’ye vizesiz seyahat edecek tüm yolcuların internetten ön kayıt yaptırmalarının zorunlu olacağı yönündeki habere ilişkin soruya, bunun Türkiye’ye yönelik bir karar olmadığı ve AB’nin böyle uygulamaları hayata geçirebileceğini düşünmediği yanıtını verdi.

– “AB’nin göç politikası Türkiye’yi doğrudan bağlamaz”

Avrupa hükümetleri arasındaki sığınmacı krizinin derinleşmesine yönelik soruyu yanıtlayan Çavuşoğlu, bu konunun Avrupa’da eskiden beri tartışıldığını ve burada mültecilere ve yabancılara bakış açısının her zaman oldukça negatif olduğunu söyledi. Son zamanlarda mültecileri geri gönderme çabaları olduğuna değinen Çavuşoğlu, Almanya’nın ise buna karşı çıkan ülkelerden olduğunu vurguladı.

Türkiye’nin şu anda vize serbestisi olmadığı için geri kabul anlaşmasını uygulamadığını, dolayısıyla AB’nin Türkiye’ye o kişileri gönderemeyeceğini ifade eden Çavuşoğlu, Türkiye’nin AB ile Yunanistan’daki 5 adaya kaçak gelenlerin geri alınması ve karşılığında da Suriyeli göçmenlerin Avrupa ülkelerine yerleştirilmesi anlaşmasının uygulandığını belirtti.

3 milyar avro konusunun ilk diliminde bir hızlanma olduğunu, geçen hafta da ikinci 3 milyar avroluk dilimin serbest bırakılmasının gündeme geldiğini hatırlatan Çavuşoğlu, söz konusu dilimde sürecin hızlanması için artık iki tarafın da tecrübe kazandığını söyledi. Bakan Çavuşoğlu, Türkiye’nin koordinasyon merkezi kurarak üzerine düşeni yaptığını dile getirdi. Çavuşoğlu, şöyle devam etti:

“AB’nin şu andaki göç politikası kendi kararlarıdır. Türkiye’yi doğrudan bağlayan bir şey değildir. Bunun sorumlusu da Türkiye değildir. Akdeniz’in her tarafından ve dünyanın her yerinden göçmenler geliyor. Türkiye ile AB arasında olan göç anlaşmasını da etkileyecek bir durum değildir. Esas burada AB ve Avrupa nereye gidiyor. Yabancı düşmanlığı, göçmen düşmanlığı, ırkçılık, İslam düşmanlığı nereye götürüyor Avrupa’yı? Daha hangi konularda ne adımlar atacaklar. Esas cevap verilmesi gereken soru bu. Ve bu trendi AB nasıl tersine çevirebilir? Yarın bu politika devam ederse o zaman sıra yavaş yavaş Avrupa içine gelmeye başladı. AB içinde tartışmalar başladı. İtalya gibi bir ülkeyi bile AB’den çıkaralım diyen başka ülkeler var. Yarın bu süreç AB üyeleri ve halklarını da birbirine düşürür.”

– “İran ile geri kabul anlaşması imzalamak istiyoruz”

İran’ın mültecilerle ilgili açıklamalarının hatırlatılması üzerine Çavuşoğlu, sınırda tedbirlerin alındığını ve İran ile ortak çalışmaların da olduğunu söyledi. “İran ile geri kabul anlaşması imzalamak istiyoruz. İran henüz buna tam yanaşmış değil. Biz tekliflerimizi yaptık ve bu konuda taslağımız hazır. İran’a da hatırlatmalarda bulunduk.” diyen Çavuşoğlu, İran’ın transit bir ülke olduğunun, bölge ülkelerden çok sayıda mülteci aldığının altını çizdi.

Türkiye’nin tehdit yerine sorunu çözmeye odaklandığını ifade eden Çavuşoğlu, mülteci sorununun halihazırda dünyanın en önemli sorunlarından biri olduğuna dikkati çekti.

– “İsrail insani olmayan politikalarından vazgeçmeli”

Türkiye-İsrail ilişkilerini de değerlendiren Çavuşoğlu, Mavi Marmara olayının ardından şartların yerine gelmesiyle ilişkilerin düzeldiğini, karşılıklı büyükelçi ataması yapıldığını hatırlattı. İsrail’in buna karşın agresif tutumunu sürdürdüğünü belirten Çavuşoğlu, Kudüs’te çok gerginlikler olduğunu, illegal yerleşimlerin sürdüğünü, masum insanların öldürüldüğünü anlattı.

Türkiye’nin Kudüs meselesine duyarsız kalamayacağını, İsrail’in de bu durumdan rahatsız olduğunu ifade eden Çavuşoğlu, “ülkene dön” dedikleri İsrail büyükelçi ve başkonsolosuna ilişkin henüz bir karar vermediklerinin altını çizdi.

Mevlüt Çavuşoğlu, şöyle devam etti:

“İlişkilerimizin gerçek anlamda normalleşmesi için İsrail’in bu yanlış politikalarından ve insanlıkla bağdaşmayan acımasızca zulümden vazgeçmesi lazım. Son zamanlarda bazı vatandaşlarımıza yönelik de uygulamalarını görüyoruz. En son Ebru Özkan kardeşimizin sürekli gözaltı süresini uzatıyorlar. Müsteşarımız (onları) aradı. Bizi buna karşı adım atmaya zorlamayın. Neticede sivil insanlar üzerinden baskı yapmıyoruz ama özellikle Kudüs’e giden vatandaşlarımıza yönelik böyle caydırıcı adımlar da atıyorlar ama biz de bunun karşılığını veririz. İsrail bu tür insani olmayan yanlış politikalarından vazgeçtiği zaman bizim ilişkilerimiz normalleşir. Aksi takdirde İsrail bu politikalarını sürdürdükçe gerçek anlamda ilişkilerimizin normalleşmesi mümkün değil.”

– “Afrin’e 40 bini aşkın insan döndü”

Çavuşoğlu, Türkiye’deki Suriyeli sığınmacıların geri dönüşlerine ilişkin planlama olup olmadığına dair soruya, “Özellikle Fırat Kalkanı’ndan sonra ciddi bir dönüş oldu, 190 bin civarında. Seçim zamanında 170 bin civarındaydı. Seçimden sonra rakamlara baktık 185 ya da 187 bin civarında. Şu anda 190 bini aşmıştır.” yanıtını verdi.

Hayat normale döndükçe insanların evlerine döndüğünü ve Türkiye’nin sağlık, eğitim, su ve elektrik gibi konularda yardımcı olduğunu vurgulayan Çavuşoğlu, geçen hafta yabancı basın mensuplarının Afrin bölgesine götürüldüğünü ve hayatın normale dönmeye başladığını onların da gördüğünü hatırlattı.

 Afrin’e de insanların dönmeye başladığını vurgulayan Çavuşoğlu, “Elimdeki son bilgiye göre, şu anda 40 binin üzerinde insan döndü.” dedi.

Bakan Çavuşoğlu, Türkiye’nin, Suriyeliler için güvenli bölgeler oluşturularak evine dönmesinden yana olduğunun altını çizerek, “Şimdi birkaç yüz bin, Afrin bölgesine de dönecek. Yarın Fırat’ın doğusundaki bölgeler de istikrara kavuştuğu zaman bu sefer milyon olacak. Şimdi sadece 400 bin Suriyeli Kürt var, PKK/YPG yüzünden dönemiyorlar çünkü malları mülkleri elinden alınmış bunların.” değerlendirmesinde bulundu.

Türkiye’nin uyguladığı politikanın doğru olduğunu, insanların dönmeye başladığını belirten Çavuşoğlu, bunun Batı için ders niteliğinde olduğunu ve onların da Suriyelilere yardım için ellerini taşın altına koymaları gerektiğini söyledi.