Bakan Çavuşoğlu, Afrika Günü dolayısıyla Daily Sabah gazetesi için “Kalıcı Ortaklığın Eşiğinde Türkiye ve Afrika” başlıklı bir makale kaleme aldı.

Afrika’da muazzam bir değişim yaşandığına işaret eden Çavuşoğlu, olumlu yöndeki bu değişimin, yoğun çalışma, direnç ve azimle yoksulluk sayfasını çevirmeye kararlı genci ve yaşlısı da dahil olmak üzere Afrikalı toplumların tüm katmanları tarafından teşvik edildiğine dikkati çekti.

Afrika’nın geleceğinin ümit verici olduğuna inanmak için pek çok sebebin bulunduğunu belirten Çavuşoğlu, kıtadaki olumlu ivmenin azalan jeopolitik riskler, sürdürülebilir istikrar, ekonomik büyüme, genişleyen ticaret, refah seviyesinin artması ve daha iyi yaşam koşullarının yansımasında görülebileceğini bildirdi.

Barış ve güvenliğin önündeki sınamaların halen varlığını sürdürdüğünü ancak bunların üstesinden gelinebileceğine inandığını vurgulayan Çavuşoğlu, yazısında şu ifadelere yer verdi:

“Geleceğe baktığımızda, ülkemiz Afrika ile iş birliğini yeni alanlara doğru genişletmede her zamankinden daha kararlıdır. Uzun süreli ve verimli ilişkiler için sağlam bir zemin inşa edilmesine yardımcı olacak, karşılıklı fayda temelinde bir ortaklık geliştirilmesi arayışındayız. Tarih, geçmişteki sömürgeci güçlerin aksine bizim yanımızdadır. En önemli artılarımızın başında insani ilişkiler gelmektedir.

Türkiye’nin kıta ile Osmanlı İmparatorluğu dönemine kadar uzanan, derin tarihi ve kültürel bağları bulunmaktadır. Ayrıca, insani münasebetlerin, beşeri temasların teşvik edilmesi suretiyle geliştirilmesine önem vermekteyiz. Uluslararası ulaşımda milli taşıyıcımız Türk Hava Yolları (THY), kıtadaki 51. uçuş noktası olarak ahiren Konakri’yi listesine eklemiştir. Kıtadaki 32 ülkeye ulaşımı kolaylaştırarak, Afrikalıların hem Türkiye hem de dünya ile etkileşiminin gelişmesine katkı sağlamaktayız.”

– “Uzun süreli ilişkiler için güçlü siyasi kararlılık”

Afrika ile iş birliği yapma konusundaki siyasi iradenin kesinliğine dikkati çeken Çavuşoğlu, bu kararlılığın Afrika’ya büyük önem atfeden Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yoğun ilgisinde akis bulduğunun altını çizdi.

Bakan Çavuşoğlu, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yalnızca Afrika ülkelerine ziyaretlerde bulunmak ve Afrikalı liderleri Türkiye’de ağırlamakla yetinmediğini, iş çevrelerini, üniversiteleri, sivil toplum kuruluşlarını (STK), araştırma merkezlerini ve halkları da aralarındaki ilişkileri karşılıklı olarak güçlendirme yönünde teşvik ettiğini ve tüm konuların açık ve samimi bir şekilde ele alınabilmesini teminen, karşılıklı güven, itimat ve ortak fayda oluşturulmasını sağladığını ifade etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın geçen 10 yılda, önce başbakanlık ve sonra cumhurbaşkanlığı dönemine denk gelen sürede 23 Afrika ülkesine 30’dan fazla ziyarette bulunduğunu anımsatan Çavuşoğlu, bu sayının Afrikalı olmayan bir lider için rekor olduğunu belirtti.

Türkiye’nin geçen yıl birçok Afrika devlet başkanını ağırlamaya devam ettiğini hatırlatan Çavuşoğlu, “Etiyopya, Gine, Sierra Leone ve Somali devlet başkanlarının da yılın ilk yarısında Türkiye’ye yaptıkları ziyaretler, gerek ülkemizde gerek ülke dışında Afrika politikamızın görünürlüğüne katkı sağlamıştır.” ifadesini kullandı.

Türkiye’nin kıtadaki diplomatik varlığının giderek arttığına işaret eden Çavuşoğlu, 39 Türk Büyükelçiliğinin kıtanın farklı ülkelerinde faaliyetlerine devam ettiğini vurguladı.

Aynı şekilde Ankara’daki Afrika büyükelçilikleri sayısında da önemli bir artış olduğunu kaydeden Bakan Çavuşoğlu, son olarak Tanzanya Büyükelçiliğinin açılmasıyla toplam sayının 33’e yükseldiğini aktardı. Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu, yazısını şöyle sürdürdü:

“Bir yandan Afrika ülkeleriyle ikili bağlarımızı geliştirmeye çalışırken diğer yandan da Afrika Birliği ile geniş bir iş birliği mekanizması tesis etmekteyiz. Afrika ile ilişkilerimizin gelişiminde 2008 yılı özel önemi haizdir. Söz konusu yıl içinde Afrika Birliği Türkiye’yi stratejik ortak olarak ilan etmiş ve ‘Birinci Türkiye-Afrika İşbirliği Zirvesi’ İstanbul’da düzenlenmiştir. Bahse konu zirve, 2014 yılında Ekvator Ginesi’nde tertiplenen ‘İkinci Türkiye-Afrika Ortaklık Zirvesi’ne giden yolda istikrarlı ve sürdürülebilir bir iş birliği sürecinin başlangıcı olmuştur. Üçüncü zirvenin ise 2019 yılında İstanbul’da düzenlenmesi öngörülmektedir. Afrika ülkeleriyle ikili ilişkilerimizin güçlenmesi ve çeşitlenmesi, Afrika Birliği ile kurumsal bağlarımızın gelişmesiyle birlikte, ‘Afrika’ya Açılım Politikamız’ı daha yerinde bir kavram olarak ‘Türkiye’nin Afrika Ortaklık Politikası’ şeklinde yeniden tanımladık.”

– “Afrikalı sorunlara Afrikalı çözümler: Ortaklık Politikamızın sloganı”

Türkiye’nin ortaklık politikasının samimi bir öz ile açık bir yönelime sahip olduğunu vurgulayan Çavuşoğlu, bunun yalnızca dikkat çekme amacı güden bir dış politika aracı olarak görülmemesi gerektiğini bildirdi.

Afrika ile iş birliği konusunda Türkiye’nin mutlak kararlılığını kapsayan bu anlayışın, Türkiye’nin aynı zamanda iki yönlü etkileşim yaratma isteğini de yansıttığını ifade eden Çavuşoğlu, “Bu bağlamda, Afrika Ortaklık Politikamızın düsturu ‘Afrika sorunlarına Afrikalı çözümler’ ilkesidir. Bu çerçevede, Afrikalı ortaklarımızla iş birliğimizde Afrika sahiplenmesini teşvik etmek üzere her türlü çabayı sarf etmekteyiz.” değerlendirmesinde bulundu.

Sürdürülebilir ekonomik kalkınmanın Afrika’nın geleceği açısından kaçınılmaz olduğunun altını çizen Çavuşoğlu, “Bu kritik değişim döneminde, kıta ile tecrübe paylaşımı ve kazananlar ve kaybedenlerle sonuçlanan sıfır toplamlı bir oyun yerine ‘kazan-kazan’ senaryosu temelinde bir ekonomik iş birliği modelinin geliştirilmesi açısından, Türkiye’nin en uygun ülke olduğunu düşünüyorum.” görüşünü paylaştı.

Afrika’daki toplam Türk yatırımlarının 6 milyar dolar eşiğini aştığına dikkati çeken Çavuşoğlu, bu yatırımların, ihtiyaç duyulan istihdam yaratımı ve altyapı oluşumuna katkıda bulunduğuna, yerel ekonomileri desteklediğine ve Afrika’dan üçüncü ülkelere nihai ürün ihracatını artırdığına vurgu yaptı.

Türkiye’nin Afrika kıtası ile ticaretinde de hızlı bir artış kaydedildiğini belirten Çavuşoğlu, ticaret hacminin 2016’da 2003’e kıyasla 4 katlık bir artışla 16,8 milyar dolara ulaştığını bildirdi.

Bakan Çavuşoğlu, Türk ve Afrikalı iş adamlarını bir araya getiren forumlarla ticaret ve tarım gibi alanlarda bakan düzeyinde toplantılar düzenleyerek Afrika Birliğinin ekonomik kalkınma planı niteliğindeki “2063 Gündemi”nin uygulanmasına da katkı sağlamaya çalıştıklarını ifade etti.

– “Afrika’ya insani ve kalkınma yardımında en ön sırada olmak”

Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu, Türkiye’nin Afrika’daki insani konularla ilgili tutumuna ilişkin şu değerlendirmelerde bulundu:

“Türkiye, Afrika’daki insani krizlerin üstesinden gelme çabalarına da aktif destek vermektedir. 2011 yılından bu yana Somali’ye yönelik uzun soluklu angajmanımız bu bakımdan çok iyi bir örnektir. Doğal ya da insan kaynaklı afetlerin gözlerimizin önünde yüz binlerce insanın yaşamını mahvetmesine ve gelecek nesillerin hayatlarını tehlikeye atmasına karşı, bekle ve gör anlayışıyla hareket edemeyeceğimizi düşünüyoruz. Son dönemde Doğu Afrika’da yaşanan kuraklık felaketini örnek alalım. Mart ayının başında, Türk Kızılayı ‘İnsanlığın Umudu Ol’ isimli bir ulusal yardım kampanyası başlattı. Kampanyanın ilk adımı olarak, Türk Kızılayı ve Türkiye İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA) ihtiyaç duyulan insani yardım malzemesini Somali’ye ulaştırmaya başlamıştır. Bununla birlikte kuraklık ve açlık kısır döngüsünü kırarak, soruna kalıcı çözüm bulunması elzemdir. Bu nedenle, İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) Zirve Dönem Başkanı olarak, İİT tarafından Doğu Afrika’da kuraklıktan etkilenen ülkelerde sürdürülebilir projeler hayata geçirilmesini hedefleyen bir girişime öncülük ediyoruz.”

– “FETÖ Afrika ülkeleri ve liderleri için de tehdit”

Türkiye’nin 15 Temmuz 2016’da 249 vatandaşının vahşice öldürüldüğü, 2000’den fazla masum sivilin yaralandığı Fetullahçı Terör Örgütü’nün (FETÖ) hain darbe girişiminin hedefi olduğunu vurgulayan Çavuşoğlu, “Demokrasimize ve temel özgürlüklerimize kasteden bu girişimin ardından Türkiye ile sergiledikleri destek ve dayanışma için Afrikalı dostlarımıza teşekkür etmek istiyorum. FETÖ Afrika’daki mevcut ağıyla yalnızca Türkiye için değil, Afrika ülkeleri ve bu ülkelerin liderleri için de tehdit oluşturmaktadır. Halihazırda, birçok Afrika ülkesi hızlı ve doğru bir şekilde FETÖ’ye karşı harekete geçerek, FETÖ iltisaklı okulları kapatmış veya Türk Maarif Vakfına devretmiş, FETÖ iltisaklı örgütleri de yasaklamıştır. Tüm Afrikalı dostlarımızı aynı tavrı almaya davet ediyoruz.” ifadelerini kullandı.

Bakan Çavuşoğlu, Türkiye’nin Afrika ile iş birliği vizyonunun eşitlik, şeffaflık ve sürdürülebilirlik temelinde, karşılıklı kazanç politikasına dayandığının altını çizdi.

Türkiye’nin girişimci ve insani politikayla Afrika’ya elini uzattığını belirten Çavuşoğlu, Türkiye’nin bu arzusunun daha iyi bir Afrika vizyonuna sahip “kardeş” Afrikalılar tarafından da paylaşıldığını görmekten memnuniyet duyduklarını kaydetti.