Çavuşoğlu Amerikan Müslüman Toplumu temsilcilerine hitap etti

Çavuşoğlu, bakanlıkta Amerikan Müslüman toplumunun temsilcilerine hitap etti ve soruları yanıtladı.

Amerikalı Müslüman toplum temsilcilerini ağırlamaktan dolayı memnuniyet duyduğunu belirten Çavuşoğlu, temsilcilerin seçimden bir gün önce Türkiye’ye geldiğini ve bu süreci gözleme imkanı bulduklarını söyledi.

Türkiye’nin son derece hareketli ve dinamik bir seçim süreci geçirdiğine işaret eden Çavuşoğlu, yüzde 90 civarı ile tarihi bir katılım oranı yakalandığının altını çizdi. Dün yapılan seçimle Türkiye’nin yeni bir sisteme geçtiğini, böylece hem Türkiye’yi ileri taşımak hem de başta ABD olmak üzere muhataplarıyla ilişkilerini geliştirmek için çalışacaklarını söyleyen Çavuşoğlu, “Tüm dünyadaki ümmet ve Müslüman toplulukları ile bağlarımızı daha da güçlendireceğiz.” diye konuştu.

“Bugün maalesef ABD ve Batı’da İslam düşmanlığı ve yabancı düşmanlığı giderek artıyor. Bu bizleri endişelendiriyor.” diyen Çavuşoğlu, ayrıca yabancı ve göçmen düşmanlığı ile hoşgörüsüzlüğün dünyada trend haline geldiğini, bunun için de birlikte hareket edilmesi gerektiğini söyledi.

Filistin, Suriye, Myanmar ve ötesindeki Müslümanlara ve zor durumdaki ümmete verdikleri destekten ötürü teşekkür eden Çavuşoğlu, “Özellikle, Kudüs davasına ve Filistin’e birlikte sahip çıkalım. Türkiye olarak, herkes sussa da biz susmayız. Bu anlayışla mücadelemizi sürdürüyoruz.” ifadelerini kullandı.

Çavuşoğlu Türkiye’nin, İstanbul’da en son yapılan İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) Zirvesi ve BM’de ciddi adımlar attığını, bu süreci de takip ettiklerine vurgu yaparak, katılımcıları bundan sonra da Filistin ve Kudüs davasını hep birlikte desteklemeye çağırdı.

ABD’de İslam karşıtlığının artmasıyla bir konuda rahatsızlık duyduklarını vurgulayan Çavuşoğlu, “Amerikan ve Müslüman kimlikleriniz arasında adeta bir tercih yapmanız konusunda baskılar olduğunu görüyoruz. Oysa bu ABD anayasasına ve kanunlarına da aykırıdır.” diye konuştu.

Çavuşoğlu, dünyada Müslümanların zor şartlar altında yaşadığına işaret ederek, “Yer yer o kardeşlerimizin de bazı diğer Müslüman ülkeler tarafından da baskı altında tutulduğunu görüyoruz. Kendi arasındaki itilaflarında taraf tutmaya zorlandıklarını görüyoruz.” diye konuştu.

En son Ürdün’de yaşananlara değinen Çavuşoğlu, “Filistin’in ve Kudüs’ün haklarının korunmasına sessiz kalmadığı için Ürdün’ün iç işlerine maalesef bazı Müslüman ülkeler tarafından müdahale edildi. Biz bu gerçekleri görüyoruz. Tıpkı 15 Temmuz darbe girişiminde olduğu gibi Türkiye’deki darbe girişimine destek verdikleri gibi bazı ülkeler, bugün Ürdün’ü de karıştırmak istiyorlar. Maalesef Batılı ülkelerin güdümünde olan bazı Müslüman ülkeler bunu yapıyor. Onların derdi zaten Müslüman dünyasını karıştırmak ve bölmektir.” değerlendirmesinde bulundu.

Artık Türkiye’nin sorumluluğunun sadece Türkiye’nin Misak-ı Milli sınırlarının içi olmadığının altını çizen Çavuşoğlu, “Bugün gururla söylüyorum ki insani yardımda ABD’nin de rakam olarak önüne geçtik ve dünyada birinci sıradayız.” ifadelerini kullandı.

– “ABD ve Rusya’yı beraber çalışmaya ikna etmek gerek”

Suriye’de yaşanan gelişmeleri değerlendiren Çavuşoğlu, ateşkesi sağlayabilmek ve ülkedeki durumu iyileştirmek için ellerinden gelenin en iyisini yapmaya çalıştıklarını ve Astana sürecinin bu anlamda oldukça iyi bir mekanizma olduğunu söyledi.

Şu anda Türkiye’nin 12 noktada ateşkesi sürdürmek adına gözlemcilerinin olduğunu hatırlatan Çavuşoğlu, bir ateşkes olmadan siyasi çözüm önerisine ulaşmanın mümkün olmadığını vurguladı. Sınır şehirlerde saldırılar devam ederken rejimin siyasi çözüm önerisini tartışmasının mümkün olmadığını da kaydeden Çavuşoğlu, henüz anayasal komite kurulamadığını belirtti.

Bakan Çavuşoğlu, Türkiye olarak Soçi toplantısının hemen ardından burada anayasal komiteyi oluşturabilmek için öneriler sunduklarını ancak rejimin siyasi bir çözüm önerisinden ziyade askeri bir çözüm önerisi arıyor gibi göründüğünü ifade etti. Rejimi ikna edecek ülkelerin garantör ülkeler olacağına dikkati çeken Çavuşoğlu, ancak böylece ihlallerin önüne geçilebileceğini vurguladı.

Bölgede birçok radikal terörist örgütün varlığına işaret eden Çavuşoğlu, ABD ve Rusya’yı beraber çalışmaya ikna etmek gerektiğini, ancak bu şekilde terörist grupların ortadan kaldırılabileceğini anlattı. Çavuşoğlu, rejim ve destekçilerinin buradaki baskıları insanlara saldırmak için bir gerekçe olarak sunduğunu söyledi.

– “Somalililere desteğimiz sürecek”

Bakan Çavuşoğlu, Somali uyruklu bir Amerikalı Müslümanın Türkiye’nin Somali’ye yönelik desteklerini hatırlatması üzerine, dünyadaki en büyük büyükelçilik binasının Mogadişu’da olduğunu, hala birçok farklı ülkenin büyükelçiliklerinin havalimanında hizmet verirken, Türkiye’nin şehir merkezinde olduğunu söyledi. Türkiye’nin orada hastaneler açtığını ve bölge halkının hizmetleri sürdürmesini sağlaması için onları eğittiklerini anlatan Çavuşoğlu, Somalilere desteğin süreceğini bildirdi.

Somali’de bir Türk askeri üssü bulunduğunu hatırlatan Çavuşoğlu, ülkedeki parlamento ve dışişleri bakanlığı merkezini de oluşturmaya yönelik temennisini dile getirdi.

– “Suriyelilere şehirlerini yeniden inşa edebilmeleri için yardım edeceğiz”

ABD’de yaşayan bir Halepli’nin Türkiye’ye Suriyeli göçmenler için yaptığı çalışmalardan dolayı teşekkürlerini iletmesi üzerine ise Çavuşoğlu, “Maalesef Halep yerle bir oldu. İnşallah siyasi bir çözüme ulaştığımızda ve toprak bütünlüğünü garanti altına aldığımızda Suriyeli kardeşlerimize şehirlerini yeniden inşa edebilmeleri için yardımlarımıza devam edeceğiz.” diye konuştu.

Irak’ın yeniden imarı için Türkiye’nin 5 milyar dolar destekte bulunduğunu hatırlatan Çavuşoğlu, hükümetin kurulmasının ardından Irak’ı desteklemeye devam edeceklerini vurguladı. Çavuşoğlu, aynı şeyleri Suriye için de gerçekleştirmek istediklerini ifade etti.

– “Bizi küçümseyebilirler ama asla kazanamayacaklar”

Türkiye’ye yönelik ekonomik saldırılara değinen Çavuşoğlu, bunların başarısız darbe girişimi döneminde başladığını söyledi.

Çavuşoğlu, şöyle devam etti:

“Son dönemlerdeki dolar kurlarındaki dalgalanmaları da görüyorsunuzdur. Ancak Türk milleti bunun farkında ve geçtiğimiz son 16 yılda ellerinden geleni yapmaya devam ediyorlar. Son dönemde karşılaştığımız zorluklara bakın. Partimizi kapatmaya bile çalıştılar. Planlar yapabilirler ancak Allah bizim yanımızda. Bütün bu saldırılara rağmen ekonomimiz büyümeye devam ediyor. Çünkü çok sıkı çalışıyoruz, üretiyoruz, ihraç ediyoruz. Devam edeceklerdir, edebilirler, bizi küçümseyebilirler ama asla kazanamayacaklar. Biz elimizden gelenin en iyisini yapacağız ve ülkemizi çok daha güçlü bir hale getireceğiz. Nihai sonuçları almadan önce bile oyların yaklaşık yüzde 60-70’i sayıldığında birçok lider Erdoğan’a telefon açtı ve tebrik etti. Bu aslında çok net bir zaferdi. Ama bu sadece seçimlerle alakalı bir durum değil.

Avrupa’da ılımlı, sağ kanatlı bir parti ne zaman bir seçimi kazansa hemen diğerleri size saldırmaya başlar ve bir ülkeye saldırmanın en iyi yolu, demokrasi, insan hakları gibi araçları kullanmaktır. Ancak bu ülkelere ‘bu ülkenin dönüşümünü reformlarla sağlayan kimdi’ diye sorduğumda ‘Erdoğan’ diyorlar. Hala Erdoğan lider, dolayısıyla bizim tarafımızda değişen hiçbir şey yok.”

Herkesin yeni Türkiye’nin ne olduğunu anlamaya çalıştığını belirten Çavuşoğlu, halihazırda Türkiye’nin söz konusu ülkelere neyin doğru neyin yanlış olduğunu söyleyen ülke konumunda olduğunun altını çizdi. Çavuşoğlu, farklılıklar olabileceğini ancak bu durumun hiç kimseyi birinci sınıf ya da ikinci sınıf yapamayacağını vurgulayarak, “Şimdiye kadar onları eğitmekle oldukça sabırlı olduk ve ilerleme kaydettiğimizi söyleyebilirim.” değerlendirmesinde bulundu.