Çavuşoğlu, TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi’nde yapılan “İnsani ve Girişimci Diplomasi” konferansına katıldı

Çavuşoğlu, TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi’nde yapılan “İnsani ve Girişimci Diplomasi” konferansına katılarak konuşma yaptı.

Bakan Çavuşoğlu, TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesinde katıldığı “İnsani ve Girişimci Diplomasi” başlıklı konferansın ardından basın mensuplarının sorularını yanıtladı.

Mevcut küresel düzende dış politikayı belirleme ve yürütmenin kolay olmadığını vurgulayan Çavuşoğlu, küresel sistemde bir geçiş süreci yaşandığını söyledi. Çavuşoğlu, küresel sistemin terörle mücadeleden göç akımlarına kadar uluslararası toplumu derinden sarsan sorunlarla karşı karşıya olduğunu belirtti.

Küresel sistemde ülkelerin ve halkların ciddi sınamalarla karşı karşıya kaldığını dile getiren Çavuşoğlu, uluslararası örgütlerin bu sınamaların üstesinden tek başına gelemediğine dikkati çekti. Bakan Çavuşoğlu, Birleşmiş Milletlerin (BM) reforma tabi tutulması gerektiğine işaret ederek buna katkı sağlamaya çalıştıklarını söyledi.

Dünyada sıcak ihtilafların yanı sıra çok sayıda dondurulmuş ihtilafın da olduğunu belirten Çavuşoğlu, bölgesel ve küresel aktörlerin dondurulmuş ihtilaflarla ilgili izlediği politikalarda zemin kayması problemi yaşandığına dikkati çekti.

Çavuşoğlu, Kırım meselesinin de yavaş yavaş dondurulmuş bir ihtilafa doğru gittiğini ifade ederek Kırım sorununda başlangıçta çok katı politika sergileyen bazı Avrupa ülkelerinin tutumlarında değişiklikler olduğunu anımsattı.

Kıbrıs sorununa da değinen Çavuşoğlu, Kıbrıs’ın sadece Türkiye’yi değil, Avrupa Birliği’ni (AB) de ilgilendirdiğinin altını çizerek Türkiye ve Kıbrıs Türk tarafının çabalarına rağmen Kıbrıs’ta Rum tarafının tutumları nedeniyle çözüme ulaşılamadığını kaydetti.

Çavuşoğlu, İran’a karşı yaptırımlar konusunda da Türkiye’nin ilkeli bir tutum sergilediğini belirterek “İran’ın bu kadar köşeye sıkıştırılmasını doğru bulmuyoruz.” dedi.

– “Türkiye ilkeli politika izleyen en önemli aktör”

Türkiye’nin Suriye’deki soruna çözüm bulmak için Astana ve Cenevre süreçlerinde birçok tarafla çalıştığını söyleyen Çavuşoğlu, “Suriye’de tüm çabalarımıza rağmen henüz siyasi çözüm noktasına geldik diyemiyoruz.” diye konuştu.

Çavuşoğlu, bu süreçte Türkiye’nin ilkeli politika izleyen en önemli aktör olduğuna işaret ederek “Bugün Suriye’de terörle mücadelede kendi ordusunu sahaya sürerek terör örgütüyle göğüs göğüse savaşan tek milletiz.” ifadesini kullandı.

Türkiye’nin izlediği “Girişimci ve insani dış politika”nın içeriğinde dostlarının sayısını artırma, düşmanlarının sayısını azaltma anlayışının yanı sıra diyalog, müzakere ve uzlaşı kültürü olduğunu vurguladı.

– “Bugün Avrupa’nın en büyük problemi öngörüsüzlük”

Avrupa’nın da önünde büyük sorunlar olduğunu belirten Çavuşoğlu, “Bugün Avrupa’nın en büyük problemi öngörüsüzlük.” dedi. Bunun AB’de yansımalarının görüldüğünü söyleyen Çavuşoğlu, buna AB’nin genişleme, güvenlik, doğu politikalarında yaşanan sorunları örnek verdi.

Çavuşoğlu, Avrupa kıtasını en çok etkileyen sorunların artan ırkçılık, yabancı ve göçmen düşmanlığı ile kendilerinden olmayan herkese karşı hoşgörüsüzlük olduğunu ifade ederek Avrupa’daki tehlikenin yalnızca yükselen aşırı sağ değil, aynı zamanda aşırı sol olduğunun altını çizdi.

– “DEAŞ bizim kutsal dinimiz İslam’ı suistimal ediyor”

Günümüzde terörle mücadelenin kolay olmadığını söyleyen Çavuşoğlu, “Bugün Türkiye terörle mücadelede sahada ve masada çok güçlü.” ifadesini kullandı.

Bakan Çavuşoğlu, terörle mücadelenin dünyanın karşı karşıya kaldığı en önemli sınama olduğunun altını çizerek terör örgütlerini sahada yenmenin yeterli olmadığını, örgütlerin gençleri içine dahil etmek için kullandığı ideolojinin de yok edilmesi gerektiğini kaydetti.

Çavuşoğlu, “DEAŞ bizim kutsal dinimiz İslam’ı suistimal ediyor. DEAŞ’ın İslam ve Müslümanlıkla bir ilgisinin olmadığını çok iyi anlatmamız gerekiyor.” diye konuştu. Çavuşoğlu, aynı şekilde PKK ve FETÖ terör örgütleriyle etkin mücadelenin önemini vurguladı.