Çavuşoğlu,Ürdün’de Türk vatandaşları ile buluştu.

Çavuşoğlu, resmi temaslarda bulunmak üzere geldiği Ürdün’ün başkenti Amman’da, büyükelçilik konutunda Türk vatandaşları ile buluştu.

Amman ziyareti kapsamında vatandaşlarla bir arada bulunmaktan duyduğu memnuniyeti dile getiren Çavuşoğlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Başbakan Binali Yıldırım’ın selamlarını konuklara iletti.

Çavuşoğlu, Türk dış politikasının en önemli unsurlarından birinin, yurt dışında yaşayan Türk vatandaşları, soydaşları ve akraba topluluklarını yalnız bırakmamak olduğunu belirterek, bu doğrultuda yurt dışında yaşayan vatandaşlara daha iyi hizmet verme konusunda değerlendirmeler yapma fırsatı bulduklarını kaydetti.

Arapça öğrenmek isteyen Türk öğrencilerin son zamanlarda özellikle Ürdün’ü tercih ettiğini vurgulayan Çavuşoğlu, öğrencilerin, Arapça dil eğitimi ya da akademik çalışma için ortak kültür ve tarihin bulunduğu Ürdün’ü tercih etmesinin önemli olduğunun altını çizdi.

Çavuşoğlu, Ürdün Dışişleri Bakanı Eymen es-Safedi’nin daveti üzerine Amman’a geldiğini belirterek, Ürdün ile Türkiye arasında tarihi bağlar bulunduğunu, iki ülke arasındaki ilişkilerin iyi seviyede olduğunu kaydetti.

Türkiye ve Ürdün arasındaki karşılıklı ziyaretin, özellikle son iki yılda ilişkileri güçlendirdiğine değinen Çavuşoğlu, “Sayın Cumhurbaşkanımızın ( Erdoğan) Ürdün’e ziyaretini de planlıyoruz. Tarih önerilerinde bulunduk. Belki bu akşam ya da yarın bu ziyaretle ilgili bir tarih alabiliriz.” diye konuştu.

– “Kudüs davasını yalnız bırakmayacağız”

Bakan Çavuşoğlu, iki ülke arasındaki ortak davalara sahip çıkılması gerektiğini belirterek, ABD’nin Kudüs’ü “İsrail’in başkenti” olarak tanımasının ardından Türkiye ile Ürdün arasında yakın iş birliği olduğunu anımsattı.

Çavuşoğlu, Kudüs davasını yalnız bırakmayacaklarını vurgulayarak, “Bağımsız bir Filistin devletinin daha fazla ülke tarafından resmen tanınması ve Doğu Kudüs’ün başkenti olduğu bir Filistin’in tanınması noktasında da çabalarımızı sürdüreceğiz.” dedi.

Türkiye’nin tarih boyunca çeşitli zorluklarla karşı karşıya kaldığını fakat bu zorlukları hiç tereddüt etmeden aştığını anımsatan Çavuşoğlu, Türkiye’nin hiçbir ayrım yapmaksızın terör örgütlerinin tümüyle içerde ve dışarıda mücadele ettiğini kaydetti.

Çavuşoğlu, Türkiye’nin, sınırın ötesinde bugün kendisine tehdit oluşturan ve ileride de daha büyük tehdit oluşturma potansiyeline sahip, terör örgütü PKK’nın Suriye uzantısı YPG ile mücadele ettiğini belirterek, Türkiye’nin bu terör örgütüyle mücadele için Afrin’de “Zeytin Dalı Harekatı”nı başlattığını hatırlattı.

Bakan Çavuşoğlu, “Amacımız Suriye’nin topraklarını işgal etmek değildir. Amacımız Suriye’nin sınır bütünlüğünü bozmak değildir. Biz, Suriye’nin toprak ve sınır bütünlüğünü herkesten daha çok destekliyoruz ve savunuyoruz da. Bizim gizli bir ajandamız yok. Her şeyimiz açık ve nettir.” ifadelerini kullandı.

Çavuşoğlu, “Türkiye’nin Afrin’de kimyasal silah kullandığı”na yönelik dün ortaya atılan iddiaların iftira olduğunu vurgulayarak, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Biz kimyasal silaha da karşıyız, nükleer silaha da karşıyız. Kim kullanırsa kullansın. Hatta rejimin kullandığı nükleer silahların, daha doğrusu bu kimyasal silahları burada nerede kullandığı konusunda biz, araştırma yapan, kimyasal silahların önlenmesiyle ilgili kuruma da en çok yardımcı olan ülkeyiz. Burada elde edilen delilleri de Hollanda’ya, Lahey’e biz kendi uçaklarımızla gönderdik ki bu kurumun başında zaten bizim değerli bir büyükelçimiz var, Sayın (Ahmet) Üzümcü var. Dolayısıyla bir gün ‘kimyasal silah’ diyorlar, bir gün rejimin öldürdüğü sivilleri göstererek ‘Türkler sivilleri öldürdü’ diyorlar. Dolayısıyla bu tür iftiralar olabilir ama biz kararlıyız. İçeride de dışarıda da hainleri sonuna kadar temizleyeceğiz.”

Konuşmasında, ABD Dışişleri Bakanı Rex Tillerson ile Ankara’da yaptığı görüşmeye de değinen Çavuşoğlu, Türkiye’nin ABD’den artık vaat değil, somut adım görmek istediğini dile getirdi.

Çavuşoğlu, Tillerson ile görüşmesine ilişkin, “Bir anlayışa vardık. Bir şans daha verdik. Bu şansı ABD’nin çok iyi değerlendirmesi lazım. Biz kararlıyız. Biz Münbiç için de kararlıyız, Fırat’ın doğusu için de kararlıyız. Sınırlarımızda ve sınırlarımızın ötesinde bize karşı kim tehdit oluşturursa oluştursun bunları yok etmekte hiçbir zaman tereddüt etmedik, yine etmeyiz.” diye konuştu.

Türkiye ve ABD arasında oluşturulan mekanizmaların mart ayının başı itibarıyla toplanacağını ve çalışmalarına başlayacağını söyleyen Çavuşoğlu, şu değerlendirmelerde bulundu:

“Bunun içinde FETÖ de var. Bundan sonra ‘yok efendim verdiğiniz delil geçerliydi, geçersizdi’ yok. Hangi delili istiyorsun? İşte bunun nesine itiraz ediyorsun söyle. Aramızda anlaşmalar var. İşte bunlar. Hangi maddesine itiraz ediyorsun? İtiraz etmiyorsan neden vermiyorsun? Hemen vereceksin. Madem itirazın yok hemen soruşturma açacaksın. ABD içinde de soruşturma açacaksın. Yok delil geldiydi, gelmediydi, baktık, bakacağız olmaz. Beraber bakacağız. İşte delil. Bu mekanizmalarla artık somut adımlar atmamız için sonuna kadar zorlayacağız. Zaten bu ilişkilerimiz bakımından da adeta bir son şanstı. Ya bu ilişkileri bir yoluna koyacaktık, ya da bozulacaktı çünkü biz, bize karşı olan, bizim insanlarımıza, askerimize, polisimize, güvenlik güçlerimize, sivillerimize saldıran bir terör örgütüne destek veren bir müttefik görmek istemiyoruz. Bu bizim en doğal hakkımızdır. Milletimizin de hissiyatı budur. İki gün önce bu anlayışa vardık. Umarız neticelerini de alırız ama bu işin ve somut adımların takipçisi olacağız.”