Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu, öğrencilerle buluştu

Çavuşoğlu, İstanbul Aydın Üniversitesinde “Günümüz Dünyasında Yükselen Türkiye” konulu programda öğrencilerle bir araya geldi.

Arabuluculuk mekanizmasının BM çatısı altında olmasının yanı sıra Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı (AGİT) ile İslam İşbirliği Teşkilatı bünyesine de taşınmasının Türkiye’nin girişimleriyle olduğunu dile getiren Çavuşoğlu, şöyle devam etti:

“Amacımız tüm bu örgütlerin potansiyelinin kullanılması ve çatışmaların önlenmesi. Peki bugün uluslararası sistem sorunların çözülmesinde veya önlenmesinde başarılı mı? Hayır, başarılı değil. Maalesef bugün BM, Suriye’deki çatışmayı yıllardır durduramıyor. BM, bugün mülteciler sorununa çözüm bulamıyor. Bugün Avrupa Birliği entegrasyon politikalarında halen arayış içinde ve bugüne kadarki çalışmaları başarısız. O nedenle Osmanlıyı bilen birçok kişi, Makedonya Cumhurbaşkanı özellikle tarihçidir Avrupa ülkelerine, ‘Entegrasyonda başarılı olabilmeniz için Osmanlının millet sistemini iyi inceleyin ve iyi uygulayın’ diye tavsiyede bulunmaya başladılar. Çünkü gerçekten bugün göçmen karşıtlığı ve düşmanlığı entegrasyon politikalarının üstüne çıkmıştır. Terörle mücadelede çifte standardı bir tarafa bırakın, terörün önlenmesiyle ilgili bir mekanizma yoktur. Birçok ülkenin kendi inisiyatifine kalmıştır. NATO’nun temmuz ayındaki zirvesinde terörle mücadele öncelikli olacaktır. NATO niçin kuruldu? Müttefikleri tehditlerden korumak için kuruldu. Tehdidin bir bloktan yani eskiden olduğu gibi doğu bloğundan ya da bir ülkeden gelmesi şart değil. Bu, terör de olabilir, aşırı göç akımı da olabilir veya başka tehditler de olabilir. Çağımız değiştikçe tehditlerin boyutu da değişiyor. NATO’nun öncelikli gündemi zirvede terörle mücadele olacak. Terörle mücadelede de büyük bir başarısızlık var maalesef. Dolayısıyla küresel sistemin değişmesi daha doğrusu revize edilmesi de bizim önceliklerimizden bir tanesidir. BM’nin reforma tabi tutulması bugün Türkiye gibi birçok ülkenin önceliğidir.”

Bakan Çavuşoğlu, uluslararası örgütlerin sorunları çözmede başarısız olması halinde örgütlerin görünürlüğünün azaldığını belirterek, “Uluslararası sistem ve uluslararası örgütler bugünkü dünyanın gerçeklerini anlayabilmeli, okuyabilmeli ve dünya halklarının ve ülkelerin beklentilerini karşılayabilmeli, etkin olmalıdır. Bunun için biz de yoğun çaba sarf ediyoruz.” dedi.

Türkiye’nin içeride ve dışarıda önceliklerinden birinin terörle mücadele olduğuna değinen Çavuşoğlu, “Bugün maalesef terör örgütlerinin boyutlarına, aldığı desteklere baktığımız zaman, bu DAEŞ olabilir, FETÖ olabilir, PKK olabilir hepsi için geçerlidir, bunların kökleri tüm dünyada vardır. Mesela DEAŞ’a katılan yabancı terörist savaşçılar 125 ülkeden gelmiştir. Bizim yakaladıklarımızdan, tespit ettiklerimizden söylüyorum. Belki daha fazladır. 125 ülke yani dünyada BM’ye kayıtlı ülkelerin üçte ikisi. Bugün bizim ülkeye giriş yasağı koyduğumuz kişi sayısı, yani yabancı terör savaşçısı sayısı 55 bini geçmiştir.” diye konuştu.

Çavuşoğlu, FETÖ’nün köklerinin sadece Türkiye’de olmadığını belirterek, şunları söyledi:

“Türkiye’de de temizle temizle bitmiyor yeni yeni deliller çıkıyor. Herkes diyor ‘Bir an OHAL’i kaldıralım.’ Doğru. Biz iktidar olarak iş başına geldiğimiz zaman ilk attığımız adımlardan bir tanesi Doğu ve Güneydoğu’da OHAL’i kaldırmaktı. Bu, bizim de önceliğimizdi. Fakat Türkiye’de halen bu sorun tam olarak çözülmüş değildir. Bakanlığım mensuplarından, kariyer diplomatlarından yüzde 25’ini atmak zorunda kaldım ve hepsi de somut deliller üzerine. Öyle keyfi falan değil. FETÖ bağlantısı olduğu için ama FETÖ bağlantısı sadece Türkiye’de değil 166 ülkede. FETÖ’nün ABD’de yaşayan elebaşı dahil, diğer darbede rol almış kişilerin nerelerde yaşadığına ve onlara nasıl statüler verildiğine bakın, nasıl korunduğuna bakın. Dolayısıyla bizim FETÖ’yle ve buna mensup kişilerle mücadelemizi sürdürmemiz lazım. Aynı şekilde PKK… PKK’nın destekçileri sadece yurt dışında yaşayan, Türkiye kökenli PKK’lılardan ve onlara destek verenlerden bahsetmiyorum. Bugün Avrupa’da birçok sol parti, Yeşiller diyelim ki Almanya’da ve birçok ülkedeki aşırı sol partilerin hepsi aynı ideolojiyi paylaştığı için PKK’yı terör örgütü olarak görmek istemiyorlar ve terör listesinden çıkarmak istiyorlar. Dolayısıyla bunlarla da mücadele edeceğiz. Fakat nasıl FETÖ’cüleri ve diğerlerini dünyanın her yerinde yakalayıp getirdiğimiz gibi o ülkelerdeki mevcudiyetlerinin sonlandırılması için de mücadelemizi sürdüreceğiz.”

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Türkiye’nin karşı karşıya kaldığı zorluklara karşı duruşunun birçok ülkeyi rahatsız etmiş olabileceğini dile getirerek, şöyle konuştu:

“Eski alışkanlıklarıyla Türkiye’ye davranmak isteyenler artık Türkiye’de duvara çarpıp geri döndüğünde huzursuz olabilir. Fakat bu Türkiye’nin yalnız kaldığı anlamına gelmez. Bu duruşu bizim sergilemeye devam etmemiz lazım. Kimisi diyor ki ‘Niye böyle bazı ülkelere karşı dik duruyorsunuz?’ Diklenmeden dik durmak önemli. Siz zannediyor musunuz o ülkelere karşı eskisi gibi ‘Tabii efendim, siz ne derseniz kabul ederiz’ dediğimizi, telefonla aradıkları zaman koşa koşa ‘Buyrun Sayın Bakan’ dediğimizi. Bizim arkadaşlar telefon geldiği zaman koşuyorlar ama ben uygun değilim. A ülke, B ülke de ben de Türkiye’yim, ben şu anda müsait değilim. Aradığı zaman sorar, ‘Ne zaman uygun olursun?’ diye, uygun olduğumuz saatte telefonlaşırız. Bu megalomanlık değil. Tam tersi ben aradığım zaman o ülkenin dışişleri bakanı işini gücünü bırakıp hemen telefona sarılmaz ki bir saat belirleriz, konuşuruz. Bu ezikliklerden, bu komplekslerden artık bizim kurtulmamız lazım. Onlar ne derse kabul ettiğimiz zaman şirin görüneceğimizi düşünüyorsak aldanırız.”