Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu Berlin’de

51. Uluslararası Turizm Borsası (ITB) Fuarı’ndaki Türkiye standını ziyaret eden Çavuşoğlu burada yaptığı konuşmada, fuarın başarılı şekilde düzenlemesinden dolayı Almanya’yı tebrik etti.

Türkiye standının her zaman fuarın en güzel ve başarılı standı olduğunu dile getiren Çavuşoğlu, stantta çeşitli Türk firmalarının, işletmelerin ve şehirlerin güzel tanıtım yaptığını söyledi.

Çavuşoğlu, Almanya’daki Türkleri ve Alman dostlarını bu yıl da tatillerini geçirmek için Türkiye’ye beklediklerini kaydetti.

Dün akşam Hamburg’da Türk toplumu ve vatandaşlarla bir araya geldiklerini anımsatan Çavuşoğlu, yurt dışında yaşayan vatandaş ve soydaşlarla ilişkilerin Türk dış politikasının en önemli unsurlarından biri olduğuna dikkat çekti.

Bunun her ülke için geçerli olduğunu, yurt dışındaki diasporasına her ülkenin sahip çıktığını dile getiren Çavuşoğlu, “Dün de bu kapsamda bir buluşma gerçekleştirdik. İsterdik ki bu buluşma daha geniş bir salonda ve istediğimiz yerlerde gerçekleşsin. Fakat, maalesef sistematik bir şekilde üç tane düğün salonu ve bir otel, dört tane toplantı yapacağımız yer iptal edildi. Bunun sebebi de Alman yetkililerinden, bu otel ve yer sahiplerine olan baskı ve hatta tehdit. Bu, bizim ilişkilerimize yakışan bir durum değildir. Biz bunun böyle olmasını da arzu etmezdik. Hatta Hamburg’da benim kalacağım otelin bile rezervasyonunu baskıyla iptal ettirdiler. Bu demokrasiye sığmaz, insan hakları, temel özgürlüklere ve Avrupa standartlarına da uymaz, çelişir.” ifadelerini kullandı.

Daha önce de Almanya’da bakanların toplantılarının değişik gerekçelerle iptal edildiğini hatırlatan Çavuşoğlu, “Bu esasen yeni karşılaştığımız bir durum. Oysa yıllardır gerek Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan, en son Başbakan Binali Yıldırım Düsseldorf bölgesinde vatandaşlarla buluştu. Biz de defalarca buluştuk, her seferinde de verdiğimiz mesajlar son derece olumludur.” diye konuştu.

Türk toplumuna ve geldikleri ülkeye yönelik hep olumlu mesajlar verdiklerini ifade eden Çavuşoğlu, “Referandum aşamasında bu yeni uygulamayı çok garipsedik, doğru bulmadık. Ne var ki iki ülke arasında diyaloğun son derece iyi işlemesi gerekiyor.” dedi.

Bu süreçte Alman Dışişleri Bakanı Sigmar Gabriel ile üç defa telefonda görüştüklerini, bu sabah da çok samimi bir ortamda fikir alışverişinde bulunduklarını belirten Çavuşoğlu, “Her şeyi açık açık konuştuk. Bu uygulamalardan dolayı duyduğumuz rahatsızlığı ilettik. Onun da ötesinde son yıllarda ve özellikle son bir yılda Almanya’da yaşayan Türk toplumuna yönelik sistematik baskıdan rahatsız olduğumuzu ve Türk toplumunun da çok etkilendiğini, esasen Almanya’nın entegrasyon politikalarıyla da çeliştiğini söyledim. Bundan endişe duyduğumuzu da vurguladık.” değerlendirmesinde bulundu.

İki ülke arasındaki ilişkilerin etkilenmemesi için meselelerin açıkça konuşulduğunu belirten Çavuşoğlu, bundan sonra da diyaloğun devam edeceğini söyledi.

Türkiye’nin bugüne kadar Almanya’ya karşı hiçbir zaman düşmanca tavır içinde olmadığına işaret eden Çavuşoğlu, Almanya ile ilişkilerin kötü olmasının, Türkiye ve Almanya’ya bir faydası olmadığını anlattı.

Çavuşoğlu, “(Alman mevkidaşı Sigmar Gabriel ile görüşmesinde)Türkiye’ye yönelik sistematik bir karalama kampanyası, Cumhurbaşkanımızın adeta bir nefret unsuru haline getirilmesi ve topyekun Türkiye’ye yönelik saldırılar, Almanya’da PKK ve diğer terör örgütlerinin serbestçe faaliyet göstermesi gibi rahatsız olduğumuz konuları açık bir şekilde bu sabah gündeme getirdik.” dedi.

Çavuşoğlu, Gabriel’in de görüşmede iki ülke arasındaki ilişkilerin daha iyiye gitmesi için temennilerini ve Almanya’nın beklentilerini samimi bir şekilde aktardığını kaydetti.

Bundan sonraki süreçte Sigmar Gabriel ile en kısa zamanda bir araya geleceklerini ifade eden Çavuşoğlu, kendisini Türkiye’de ağırlayacaklarını söyledi.

Türkiye’nin Almanya ile iki dost olarak yola devam etme arzusunda olduğunu vurgulayan Çavuşoğlu, Almanya’nın da kararını vermesi gerektiğini, Türkiye’nin de ona göre adım atacağını ve tavır sergileyeceğini dile getirdi.

Çavuşoğlu, Türkiye’nin iki ülke arasında ekonominin yanı sıra özellikle turizm sektöründeki iş birliğinin güçlendirilmesi noktasında iradesini ortaya koyduğunu belirterek, birçok Alman siyasetçinin de tatilini Türkiye’de geçirdiğini anlattı.

Almanya’daki sistematik Türkiye karşıtlığının bir an evvel dengelenmesi gerektiğinin altını çizen Çavuşoğlu, PKK ve FETÖ terör örgütü üyelerinin de Almanya’da serbestçe dolaşıp faaliyet göstermesinin önüne geçilmesi gerektiğini söyledi.

Bugünkü görüşmenin çok samimi bir ortamda gerçekleştiğine dikkati çeken Çavuşoğlu, bu diyaloğun gelecek dönemde aynı şekilde devam etmesi gerektiğine vurgu yaptı.

Çavuşoğlu, Türkiye’deki referandum sürecinde hayır kampanyası yürütenlerin her şekilde desteklendiğini fakat evet için kampanya yapmak ve halkla buluşmak isteyenlerin engellenmesinin demokrasiye uymayacağını belirterek, şunları kaydetti:

“Biz hiçbir zaman Almanya’daki seçimlerde taraf tutmadık. Türklere ‘entegre olun, vatandaşlığınızı alın, bu ülkeye katkı sağlayın, haklarından siz de faydalanın’ dedik. Tabii ki seçme ve seçilme hakkı da dahildir ama seçimlerde hiç taraf tutmadık. Almanya da Türkiye’deki hassas referandum sürecinde taraf tutmamalı ve herhangi bir ‘hayır’ ya da ‘evet’e meyil göstermemelidir çünkü bu bizim iç işimizdir ve biz hiç kimsenin seçimine ya da başka iş işlerine karışmıyoruz. Dostlarımızdan da beklentimiz budur.”

Referandum için tüm kampanya sürecinin Almanya’daki kanunlar çerçevesinde hazırlanan mitingler olduğunu belirten Çavuşoğlu, ”Cumhurbaşkanımız dahil olmak üzere başbakan ve bakanlar, diğer tüm yetkililer Almanya’ya karşı olumlu bir düşüncedeler. Toplantıların seçimler öncesi gerçekleştirdiğimiz toplantılardan bir farkı yok.” dedi.

Çavuşoğlu, Türk siyasetçilerin, Alman içişlerini tartışma ya da Türkiye’deki konuları Almanya’ya taşıma niyetinde olmadığını dile getirerek, “Referandum nedeniyle herhangi bir siyasetçi burada kendini ifade etmek isteyebilir. Almanya’nın demokratik bir ülke olduğunu farz ediyoruz.” diye konuştu.

Bakan Çavuşoğlu, Türkiye’de tutuklanan Die Welt gazetesi muhabiri Deniz Yücel’in serbest bırakılıp bırakılmayacağı sorusuna, bunun hukuki bir mesele olduğu yanıtını verdi.

Çavuşoğlu, ”Hukuki bir konu bu. Serbest kalıp kalmayacağı hukuka bağlı, siyasilere ve gazetecilere bağlı değil. Kendisi gazetecilikten dolayı tutuklanmadı. Türkiye’de hukuki bir süreç söz konusu. Bize göre gazeteciler hukuk karşısında sadece gazeteci oldukları için dokunulmazlık kazanmazlar. Sorumluluk taşırlar. Ben bir bakanım hukukçu değilim. Türk hukukuna bağlı serbest kalması.” ifadesini kullandı.

Almanya’nın Türkiye’deki her gelişmeyle ilgili demokratik standartlar, hukukun üstünlüğü ve insan hakları konularında açıklama yapma ihtiyacı içinde olduğunu vurgulayan Çavuşoğlu, ”Herhangi bir ülke tabii ki başka ülkeleri eleştirebilir. Almanya eleştirirken bir sorun yok ama biz Almanya’yı eleştirirken bir soru işareti oluşabiliyor. Burada bir farklılık görüyoruz. Her politikacı, basın tamamıyla, yerel yönetimler, çok sert, negatif, haksız şekilde Türkiye’ye yönelik tutumlar ortaya koymakta. İslamofobik tutum ortaya koymakta. Bunlar kabul edilebilir değil. Eleştiri tamam, yorum tamam ama Türkiye’ye yönelik İslamofobik eğilimler, popülizm ciddi tehlikeli. Bunlar düşmanlığı arttıracak eylemleri, ayrımcılığı besler. Hoşgörüsüzlüğü artırır.” diye konuştu.

Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu Türkiye’nin Almanyayı düşman olarak görmediğinin altını çizerek, ”Biz bir müttefik olarak görüyoruz Almanya’yı. İncirlik Üssü’nü Alman uçaklarına açmış durumdayız. Sadece güvenlik açısından değil Almanya-Türkiye ilişkilerinin önemi.” dedi.

İki ülke arasında turizm alanında birincil düzeyde ticari bağlantıların var olduğuna, Almanların en çok ziyaret ettiği ülkelerin başında Türkiye’nin geldiğine işaret eden Çavuşoğlu, “Biz burada düşmanca tutumlar içerisinde değiliz, aynısını Almanya’dan beklemekteyiz.” değerlendirmesinde bulundu.

Çavuşoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Almanların Türkiye’ye gelmemesi için hiçbir sebep yok. Türkiye, Almanya kadar güvenli Almanlar için. En iyi otellere, en iyi turistik imkanlara sahip. Bilindiği üzere Türkiye’nin kültürel zenginliği ve misafirperverliği çok tanınan ve bilenen unsurlar. Almanya’daki tüm dostlar Türkiye’ye geldikten sonra biliyoruz ki, tatillerini de çok iyi geçiriyorlar, memnun kalıyorlar. Almanlarla karşılaşıyorum ve görüşüyorum. Henüz bir şikayet almadım.”

Çavuşoğlu, Almanya Dışişleri Bakanı Sigmar Gabriel ile görüşmesinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Almanya’da yapacağı olası etkinlik konusunun da gündeme geldiğine işaret ederek, şöyle konuştu:

”Her şeyden önce Cumhurbaşkanın nerede miting yapacağı belli değil. O yüzden Köln hiçbir zaman seslendirilmedi. Ama bu konu gündeme geldi. Nerede olabileceğine dair Sigmar Gabriel’in de bazı düşünceleri oldu. Henüz tarihi belli değil. Elbette Cumhurbaşkanımız, Almanya’ya vatandaşlarımızla buluşmak için geldiği zaman gerekli her türlü tedbiri doğal olarak alacaklarını da bana söylediler. Sigmar Gabriel’in böyle bir ortamda bunu söylemesi de gayet olumlu.”

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin Almanya konusunda yaptığı açıklamayı da değerlendiren Çavuşoğlu, ”Bir devlet adamı olarak, biraz önce anlatmaya çalıştığım Almanya’daki bu iptaller ve baskılardan dolayı bir tepki olarak, ‘Ben de gelebilirim’ dedi ki; bence tam da bir devlet adamına yakışır bir tavırdır. Kendisini kutluyoruz. Burada Türklere yönelik baskının ve burada yapacağımız toplantıların engellenmeye çalışılmasından dolayı bunu söyledi. Elbette iki lider birlikte gelirse ne ala olur. Bu da esasen birlik ve beraberlik için, milli duruş için güzel sembolik bir ziyaret, buluşma olur diye düşünüyorum.” dedi.

Dışişleri Bakanı, bugünkü görüşmenin bundan sonraki süreçte ilişkilerin daha olumlu bir atmosferde sürdürülmesi için kararlılık göstergesi olduğunu ifade ederek, karşılıklı iradenin bulunduğunu, öte yandan bunun uygulamada da görülmesi gerektiğini kaydetti.

Almanya’da Nasyonal Sosyalist Yeraltı (NSU) terör örgütü davasını, Sigmar Gabriel’in gündeme getirdiğini aktaran Çavuşoğlu, ”Ben ilaveten şunu söyledim. NSU davasında bireyler de var. Bu bireylerin bazı destekler aldıkları da görülüyor. Ama şu anda, Almanya’da yaşayan Türklere yönelik değişik devlet kurumlarının sistematik baskısı var. Yani NSU davasındaki kişilerin ötesine geçti bu baskı. Esasen bu çok rahatsız edici. Biz de bunu gündeme getirdik. Kimse bizim Türklerle Almanya vatandaşı olsun olmasın bağımızı koparamaz, koparmaması da lazım. Ama buna yönelik sistematik politikalar var.” diye konuştu.

Çavuşoğlu, Alman mevkidaşına bundan sonra hangi bakan ve siyasetçinin referandum çalışmaları konusunda takvimi olduğu bilgisinin verildiğini, zamanı geldiğinde bunun basınla paylaşılabileceğini ifade etti.

Mevlüt Çavuşoğlu, Türkiye’de tutuklu turistler olduğunu iddia eden bir gazeteciye yönelik olarak, ”Türkiye’de turistlerin sanki tutuklandığı gibi bazı haberler kara propagandadır. Sizi de buna dahil etmek lazım. Hemen hemen 40 milyon turist gelmekte ve kimse tutuklanmamakta. Şayet hukuku ihlal etmediyse. Sizin ülkenizde de birileri kanun ihlal ederse? Bütün bunlar kara propagandadır. Herkes eğlenmekte, güzel vakit geçirmekte Türkiye’de. Bu kara propagandalar bunlar hiçbir şekilde sizin de çıkarınıza değil.” dedi.