Mardin Siyaset Akademisi

Mardin Müftülüğü Konferans Salonu’nda AK Parti tarafından düzenlenen Siyaset Akademisi’nin ilk dersine katılan Bakan Çavuşoğlu, yaptığı konuşmada, Türkiye’nin girişimci ve insani dış politika izlediğini söyledi.

Girişimci olmadan ülkenin menfaatlerinin korunamayacağını dile getiren Çavuşoğlu, insani dış politika izlemeden de sadece girişimcilikle dünyanın her yerinde saygın bir ülke olunamayacağını vurguladı.

Türkiye’nin sahada da masada da güçlü olması gerektiğinin altını çizen Çavuşoğlu şöyle konuştu:

”İkisi birbirini tamamlayıcıdır. Bazen sahada kazanırız bazen masada. Bazen sahada kazanırız ama masada kaybedersek bir anlamı yok. Yeri geldi yumuşak güç, yeri geldi sert gücümüzü etkin bir şekilde kullanmamız lazım. Bugünün gerçekleri bunu gerektiriyor. Hep sert güçle de olmaz sadece yumuşak güçle de çıkarlarımızı koruyamayız. İşte bugün gerçekten İdlib’de bir taraftan masayı işletiyoruz bir taraftan da sahada gerekli tedbirleri alıyoruz. Çünkü 3 milyon insanın daha ülkemize ve sınırımıza gelmesi yönetilemez bir durum oluşturacak. Bizim buna karşı tedbirleri almamız lazım.”

Bazı siyasetçilerin muhalefet olsun diye “ne işimiz var, niye bunları yapıyoruz” dediğini kaydeden Çavuşoğlu, şöyle devam etti:

”Bugün bazı riskler var evet şehitlerimiz var Allah rahmet eylesin. Ama yarın geçmişte bu bölgede de terörle PKK ve YPG’yle mücadelede olduğu gibi içeride de dışarıda da Suriye’de, Irak’ta yaptığımız gibi bu tedbirleri almasaydık, mücadeleyi yapmasaydık veya bugün yapmazsak bu tehditler bize yönelik büyüyebilir. Şu bölgede 4 milyona yakın insan yaşıyor. Bu insanlar saldırılar devam ederse nereye gidecek, bize geliyor. Bazıları Fırat Kalkanı veya Afrin bölgesine gidiyor ama oralarda da nereye gidecek. Evlerine dönenler bizim de desteğimizle huzur içinde yaşıyorlar. Dolayısıyla bir taraftan bu sorunu çözmek için diplomasiyi yürüteceğiz masada diğer taraftan da sahada da tedbirlerimizi alıyoruz.

Bugün Libya’da adım atmasaydık savaş Trablus’un içinde olabilirdi ve 10 yıl süren bir savaştan sonra belki Libya bölünecek ve kaos ortamı oluşacak bizi de etkileyecek çıkarlarımızı da etkileyecekti. Dolayısıyla bugün Ulusal Mutabakat Hükümeti bizim desteğimizle ayaktadır. Bu dengeyi oluşturduğumuz için sahadaki attığımız adımlar sayesinde ateşkes var ihlallere rağmen genel anlamda. Ama Hafter de Suriye’deki rejim gibi siyasi çözüme inanmadığı için maalesef sürekli ihlallerde bulunuyor. Diğer taraftan bizi Doğu Akdeniz’de sıkıştırmaya çalışan ülkelerin çabalarına karşı girişimci bir dış politikayla sahada ve masada attığımız adımlarla kıta sahanlığımızın birleşmesiyle beraber Libya’yla deniz yetki alanlarının sınırlandırılması anlaşması imzaladık. Şimdi buralarda sondaj çalışmalarımızı da yaptık, yapıyoruz.”

– ”Zamanın ruhuna uygun adımlar atmak zorundayız.”

Çavuşoğlu, Türkiye’nin her alanda özellikle Asya’da çok güçlü olması gerektiğini söyledi.

”Bir taraftan milli çıkarlarımızı koruyoruz diğer taraftan da Türkiye’yi dışlamaya çalışanlara da gerekli dersi veriyoruz” diyen Çavuşoğlu, şunları kaydetti:

”İnşallah bunlardan ders alırlar da biz Doğu Akdeniz’de paylaşımdan yanayız, oturup bir ülkeyi dışlamak yerine Türkiye’yle birlikte çalışmayı öğrenirler. Zamanın ruhuna uygun adımlar atmak zorundayız. Bugün Asya yükseliyor, ekonominin merkezi oluyor. Ne yapmamız lazım, biz Asya’da ilk defa mı varız hayır ilk defa değil. Biz Asya’da yıllardır varız, ecdadımız da Asya’dan geldi. Kültürel, ekonomik, tarihi, dil bağlarımız var. Şuanda yok muyuz orada, varız. Ama madem Asya ekonominin gücü oluyor topyekün bütüncül bir yaklaşımla siyasette, ekonomide, savunma sanayinde, eğitimde, kültürde her alanda Asya’da çok daha güçlü olmamız lazım. Sadece büyükelçilik açmak yetmez ki büyükelçilik sayımızı da hızlı bir şekilde bölgede artırıyoruz. Asya bölgesinde 10 ülke var 10’unda da büyükelçiliğimiz var. Bugün dijital çağ yaşıyoruz yani teknoloji devrimi yaşıyoruz.”

– “Dijital demokrasiye geçtik”

Teknoloji devriminin yaşandığını belirten Çavuşoğlu, bu süreçte dijital demokrasiye geçtiklerini anlattı.

Her alanda hızlı olunması gerektiğini vurgulayan Çavuşoğlu, şöyle devam etti:

“Teknoloji devriminin tehditleri de fırsatları da var. O yüzden yeni bir inisiyatif kullanarak biz yine büyükelçiler konferansımızda açıkladık, dijital demokrasiye geçtik. Bugün herkes yapay zekadan bahsediyor. Yapay zekanın bugün bilgi, veri toplamanın teknolojik çağda dış politikaya bu kadar etkisi var ki yani ütopya bir hayal değil bugün bu gelişen dünyada veriyi de çabuk toplamanız lazım, bilgiyi de çabuk oluşturmanız lazım, kararı da hızlı vermeniz lazım ve hızlı bir şekilde uygulamanız lazım. O nedenle dijital demokraside Türkiye şu anda dünyada önde gelen ülkelerden bir tanesi oldu. Bakanlığımız da öncü bir bakanlık oldu. Bugün artan çatışmalar var dedik; çatışmalarda çaba sarfediyoruz doğru, yumuşak ve sert gücümüzü de gösteriyoruz.”

Arabuluculukta da Türkiye’nin güçlü olması gerektiğini dile getiren Çavuşoğlu, şunları söyledi:

“Bugün İslam dünyasının içinde bölgemizde ve ötesinde sorunları çözmek için arabuluculukta da güçlü olmamız lazım. Türkiye bugün BM çatısı altında Finlandiya’yla yine Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı çatısı altındaki 57 üyesi var yine Finlandiya’yla ve İslam İşbirliği Teşkilatı çatısında da biz başlattık bu inisiyatifi Suudi Arabistan’da ara buluculuk mekanizmasının eş başkanlığını yapıyoruz. Amacımız ne? Arabuluculukla birlikte özellikle İslam dünyasında sorunları kendi aramızda çözelim aksi taktirde güçlü ülkelerin dayatmaları olursa bu sorun da çözülmez tam tersine suistimal ederek bizi kullanırlar.”

– ”Biz Türkiye olarak eksenin merkeziyiz”

Hem ikili düzeyde hem çok taraflı düzeyde dünyanın her yerine ulaşabilen bir politika izlendiğine dikkati çeken Çavuşoğlu, şöyle devam etti:

”Bizim dış politikada bir tarafı seçme lüksümüz yok. Bizim dış politikada bir yere bağlı kalma lüksümüz de yok. Bu gün diyorlar ki Türkiye’de eksen kayması mı var, nereye gidiyor. Şimdi sizlere soruyorum. Sadece Avrupa’ya yönelik dış politika bizi, sizi tatmin eder mi? Bugün yanıbaşımızdaki Ortadoğu’yu ihmal edebilir miyiz? Ticaretimizin yarısını Avrupa ile yapıyoruz. Evet Avrupa’yı ihmal etmeyelim. Ama sadece bir yere kalmak gerçekçi mi? İşte sadece Çin’e bağlı kalsak ticarette veya diğer konularda, bak bir salgın hastalık geliyor, her şey durdu. Dış politikada AB’ye üye olmak istiyoruz ama onların tutumu ortada. Niye her gün orada bağlı kalayım? Biz Türkiye olarak eksenin merkeziyiz. dolayısıyla eksenin merkeziysek bütün dünyayı kucaklayan bir politika izlememiz lazım. Asya açılımının sebebi budur, Latin Amerika açılımın sebebi budur. Yeniden Asya girişiminin sebebi de budur ve komplekse girmeye gerek yok. Avrupalılar da dünyanın her yerinde var. Bizi sorguladılar diye hiç komplekse girmeye gerek yok. Gereken cevapları da zaten veriyoruz.”

Dünyanın çok hızlı değiştiğini Türkiye’nin de buna ayak uydurmaya çalıştığını ifade eden Çavuşoğlu, “Biz bugüne kadar dış politika dahil değişik politikaların oluştuğu platformlara katıldık, görüşlerimizi söyledik. Ama artık bu tür konular, dış politika konuları Türkiye’de tartışılsın istiyoruz. Yenilikler, yeni fikirler Türkiye’de ortaya atılsın ve yeni fikirler Türkiye’de oluşturulsun. Gözden geçirmeler Türkiye’de yapılsın. Bu düşünceyle, Cumhurbaşkanımızın oluruyla ilk defa Martın sonunda Antalya Diplomasi Formunu başlatıyoruz. İnşallah ilerde bir Davos, bir Münih güvenlik konferansı standardında herkesin geleceği, konuşacağı bir platform. Şimdiden çok sayıda devlet başkanı, hükümet başkanı, 20 civarında dışişleri bakanı, akademisyenleri uluslararası örgütlerin temsilcileri katılımı teyit etiler. Çok rağbet var.” diye konuştu.