“Memur-Sen’e Davet Referanduma Evet” programına katıldık

Memur Sendikaları Konfederasyonu (Memur-Sen) tarafından Mimar Sinan Kültür ve Kongre Merkezi’nde düzenlenen “Memur-Sen’e Davet Referanduma Evet” başlıklı programda konuşan Çavuşoğlu, Memur-Sen’in sıradan bir sendika, sadece kendi üyelerinin çıkarlarını düşünen bir sivil toplum örgütü olmadığını, 15 Temmuz darbe girişiminde vatan için millet için özgürlük ve demokrasi için dimdik ayakta duran bir sendika olduğunu söyledi.

Kendilerinin de Türkiye’nin geleceği için gece gündüz çalıştığını belirten Çavuşoğlu, sadece 80 milyon vatandaşın değil bütün dünyadaki mazlumların sorumluluğunun üzerilerinde bulunduğunu dile getirdi. Çavuşoğlu, Balkanlarda, Afrika’da, Orta Asya’da ihtiyacı olan herkese el uzatıldığını vurgulayarak, “Bu nedenle daha güçlü olmamız lazım. Dünyanın her yerinde var olmamız lazım.” ifadesini kullandı.

Bakan Çavuşoğlu, uluslararası örgütlerde Türkiye masada olduğu zaman adaletli kararlar çıktığını, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde çifte standartlara, iki yüzlülere her zaman karşı çıkıldığını, çıkılmaya da devam edileceğini bildirdi.

Suriye’de, Halep’te sıkışıp kalan 45 bin insanın kurtarılması için Türkiye dışında kılını kıpırdatan bir ülke olmadığına dikkati çeken Çavuşoğlu, “Şimdi Suriye’de barış için ateşkesin genişlemesi için siyasi çözüm için bizden daha fazla çaba sarf eden yok. Buradaki gözyaşını biz durdurmazsak kimse durduramaz. Çünkü herkesin başka hesapları var. Onun için Türkiye, Türkiye’den güçlü olmak zorunda.” diye konuştu.

Güçlü Türkiye için Anayasa değişikliğine gidildiğini ifade eden Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu, özellikle Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan sonrası için sistemi güçlendirmek, Türkiye’nin geleceğini sigortalamak gerektiğini belirtti.

Çavuşoğlu, demokratik ülkelerde parlamenter, başkanlık, yarı başkanlık gibi sistemlerin bulunduğunu, Türkiye’deki sistemin ise tarifi zor, karışık bir sistem olduğunu anlattı. Türkiye’de bir taraftan parlamenter, bir taraftan cumhurbaşkanlığı sistemi bulunduğuna, cumhurbaşkanı ve başbakanın aynı yetkilere sahip olduğuna işaret eden Çavuşoğlu, bundan dolayı geçmiş yıllarda birçok kriz yaşandığını söyledi. Çavuşoğlu, “Türkiye’nin iki sistemle gitmesi mümkün değil, mutlaka ve mutlaka iki tercihten birini yapmak durumundadır. Ya tam parlamenter sistem için Cumhurbaşkanının Anayasa’daki haklarının hepsinin geri alınması lazım, bunu yapamıyorsak da cumhurbaşkanlığı sistemini getirmek durumundayız.” değerlendirmesinde bulundu.

“Hayır” propagandası yürütenlerin 18 maddeyle ilgili düşüncelerini paylaşmadığını, hep kara propaganda yaptığını ifade eden Çavuşoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bana yurt dışında soruyorlar, ‘Cumhurbaşkanı tek adam olacakmış, Meclisi feshedecekmiş.’ Şu andaki Anayasa’da Cumhurbaşkanı Meclisi fesheder. Feshettiği zaman kendisini seçime götürmez. Yeni sistemde Cumhurbaşkanı Meclisi feshettiği zaman kendisini de seçime götürür. Şimdi Almanya’da Bild gazetesi de Atatürk’ten geçinmeye başladı. Bugünkü başlığı ‘Atatürk olsaydı hayır derdi.’ Bizleri ne kadar seviyorlarmış farkında değilmişiz. Bugün Avrupa ülkeleri Türkiye’deki bir seçimde ilk defa taraf tutuyor. Bu tesadüf mü? Bu referandumda Türkiye aleyhine kim varsa, 15 Temmuz’un arkasında da Gezi olaylarının arkasında da, 17-25 Aralık darbe girişiminin arkasında da bunlar var. Bunlar İslam karşıtı oldukları için, Müslümanlardan nefret ettikleri için, Türkiye’yi kıskandıkları için Recep Tayyip Erdoğan’a saldırıyorlar. Neden bize bize karşı çıkıyorlar da PKK’lılara kucak açıyorlar? Bugün sadece faşist değil, terör çizgisine gelen Avrupa’da partiler var. Sen her gün benim Cumhurbaşkanıma ‘diktatör’ diyorsun, ben sana ‘faşist’ deyince zıplayıp duruyorsun. Onların destekleri PKK, FETÖ, tüm hainler, Türkiye’nin geleceğini düşündükleri için mi ‘hayır’ kampanyası yapıyorlar?”

Bütün bunlardan dolayı anayasa değişikliğinin iyi anlatılması gerektiğinin altını çizen Mevlüt Çavuşoğlu, “Bütün toplantılarda soruyorum, vatandaşların ortalama yüzde 20’si okumuş. Her vatandaşımızın bu 18 maddeyi okumasını sağlayalım. ‘Hayır’ diyecekse de içeriğini okuyarak ‘hayır’ desin. Ama nefsine yenilerek, PKK ile FETÖ ile aynı safta olmasınlar. Özellikle MHP içinde Sayın Bahçeli’ye kızıp dağdaki PKK’yı sevindirmesin ülkücü kardeşlerim.” diye konuştu.