Mevlüt Çavuşoğlu Isparta’da

Bazı temaslarda bulunmak üzere Isparta’ya gelen Çavuşoğlu, bir düğün salonunda “Ekonomi Kulübü” tarafından verilen öğle yemeğinde, sivil toplum kuruluşu temsilcileri ve iş adamlarıyla bir araya geldi.

Şırnak’ta Gabar Dağı’nda güvenlik güçlerince terör örgütü PKK’ya yönelik operasyonda 3 askerin şehit olduğunu anımsatan Çavuşoğlu, “Şırnak Gabar Dağı’nda 3 kahramanımız, aslanımız şehit düştü. PKK terör örgütüyle mücadele ederken şehit düştü. Kendilerine Allah’tan rahmet, ailesi ve milletimize başsağlığı diliyorum. Ama bu terör örgütü bilsin ki yaz kış farketmez, yurt içi, yurt dışı farketmez, nerede olursa olsunlar onların peşini bırakmıyoruz, bırakmayacağız. Şehirlerde çukurlarına, dağlarda inlerine gömüyoruz, gömmeye devam edeceğiz. Temizledik, temizliyoruz, bu onların son çırpınışları.” diye konuştu.

Çavuşoğlu, ülkücü hareketin lideri Alparslan Türkeş’in vefatının 20. yıl dönümü olduğunu ve kendisini bir kere daha saygı ve şükranla andığını belirterek, Türkeş’in milletini, bayrağını seven bir devlet adamı olduğunu vurguladı.

Programı düzenleyen Ekonomi Kulübünün Türkiye’de ve Isparta’da rolünü yakından takip ettiklerini belirten Çavuşoğlu, sivil toplum kuruluşlarının demokrasilerde önemli birer aktör olduğuna dikkati çekti.

– “Türkiye ekonomisi tüm engellemelere rağmen büyüyor”

Türkiye ekonomisinin tüm engellemelere rağmen son 15 yılda sürekli büyüdüğünü anlatan Çavuşoğlu, 2016 yılındaki tüm engellemelere, hain darbe girişimine rağmen büyüdüğünü söyledi.

Bakan Çavuşoğlu, Türkiye’nin ekonomisinin güçlü olmasının Dışişleri Bakanlığı olarak en çok kendi işlerine yaradığına işaret ederek, “İçeride ne kadar güçlüysek, ne kadar istikrarımız güçlendiyse yurt dışında itibarımız o kadar büyük olur. Yurt dışında attığımız adımları daha güvenerek, müzakere ederek atıyoruz.” dedi.

Türkiye’nin sorumluluğunun sadece 80 milyonda ibaret olmadığına değinen Çavuşoğlu, Türkiye’nin sorumlu olduğu alanların genişlediğini, dünya mazlumlarının yanında olan ilk ülke olduğunu anlattı. Kimsenin hayal edemediği projeleri gerçekleştirdiklerinin altını çizen Çavuşoğlu, Avrupa’da sürekli kendisine, “Bu kadar yatırımı nasıl yapıyorsunuz, parayı nereden buluyorsunuz?” diye sorulduğunu aktardı.

Türkiye’nin güçlendiğini ve kendi kararlarını kendisinin aldığını vurgulayan Çavuşoğlu, Türkiye’nin başkalarının aldığı kararlar yanlışsa onu kabul etmediğini ve bunun yanlış olduğunu söylediğini bildirdi.

Çavuşoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Türkiye’yi yönetmeye çalışan, aldığı kararları Türkiye’ye uygulatan ülkeler, bugün Türkiye’nin özgürce, bağımsız bir devlet gibi hareket etmesinden çok rahatsızlar. Ne çok yaklaştırmak istiyorlar ne de uzağa gitmesini istiyorlar. Böyle bir ikilem içinde, oysa bu işin formülü çok basit. Türkiye’yi dost görüyorsan, Türkiye güvenilir bir devlet, Türk milleti güvenilir bir millet. Hepsi de kabul ediyorlar ki sevseler de sevmeseler de Recep Tayyip Erdoğan söz verdiği zaman o sözü yerine getirir. Onunla birlikte bu kutlu yolculukta yürüyen tüm dava arkadaşları biliyor ki bizler sözümüzü tutarız, verdiğimiz vaatleri yerine getiriyoruz. Niye rahatsızsınız? Dert başka. Çünkü İslam karşıtlığı, ırkçılık arttı. Bir tek kendisini seviyor.”

Çavuşoğlu, hoşgörüsüzlük ve kendinden başkanı sevmeme hastalığının Avrupa’yı felakete doğru götürdüğünü bildirdi.

Çavuşoğlu, Avrupa’daki ülkelerin, siyasetçi ve basının bu referandumda taraf tutmasını eleştirerek, “Onlar Türkiye’yi çok sevdiklerinden mi ya da Türkiye’nin istikrarına sizden, bizden daha fazla önem verdiklerinden dolayı mı? Dert başka. Ama biraz ayakları yere basmaya başladı. Sakinleşmeye başladılar. Şimdi kendilerini 16 Nisan sonrasına hazırlamaya başlardılar. Neden biliyor musunuz? Anket yaptırıyorlar, anketlerde ‘evet’ oyunun yüzde 60’a doğru çıktığını görünce çaresizlik içinde kabullenmeye başladılar.” diye konuştu.

NATO Dışişleri Bakanları Toplantısı için Brüksel’e gittiğini anımsatan Çavuşoğlu, “Avrupa’nın bazı ülkelerinin dışişleri bakanları ‘Yüzde 60’a vardınız, bizim anketler böyle söylüyor’ diyor. ‘Sayenizde, katkılarınız oldu. Aptalca hareketleriniz bize oy getirdi’ dedim. Doğrusu da o.” ifadesini kullandı.

Çavuşoğlu, Avrupa’nın CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu gibi içeriğini hiç okumadan yorum yaptığını, içindeki bilgileri bilmeden eleştirdiğini dile getirdi.

Dün akşam bir televizyon programında, CHP Yalova Milletvekili Muharrem İnce’yi izlediğini belirten Çavuşoğlu, şunları kaydetti:

“Muharrem İnce’yi izlediniz mi? Gördünüz mü? Bunlar da okumamışlar. Ne diyor biliyor musunuz televizyonda? ‘Cumhurbaşkanı yeni sistemde muhtarı kapatacak, bakkalları da kapatacak’ diyor. Karşıdaki Ahmet Hakan diyor ki ‘Tamam, bu kadar da olmaz’ diyor. ‘Şu anayasa kitapçığının içinde neresinde var’ diyor. ‘Hadi göster bana’ diyor. Bir baktı, ‘Ben yanımda getirmedim, zaten okusan da millet anlamaz.’ diyor. Kendi düştüğü durumdan kurtulmak için de milleti aşağılıyor. Bunlar da çaresizlik içinde ne yapacaklarını şaşırdılar. Bunlar da görüyorlar anket sonuçlarını. İçeride ve dışarıda hazmedemeyenlere tavsiyemiz var. Hazmetme kapasitenizi genişletin, hazır olun. Aksi takdirde hazımsızlıktan çatlayabilirsiniz. Tavsiyemiz budur.”
Isparta’da temaslarını sürdüren Çavuşoğlu, Vali Şehmus Günaydın’ı ziyaret ederek bir süre görüştü. Valilik çıkışı gazetecilerin sorularını yanıtlayan Çavuşoğlu, Suriye’nin İdlib şehrinde Esed rejiminin kimyasal silah saldırısı ve Kerkük’le ilgili açıklamalarda bulundu.

Aralarında çocuk ve kadınların da bulunduğu yaklaşık 150 kişinin kimyasal saldırı sonucu hayatını kaybettiğini belirten Çavuşoğlu, Esed rejimi ve rejim destekçilerinin yıllardır ayrım yapmaksızın insanları vahşice öldürdüğünün altını çizdi.

Bölgede ilk defa da kimyasal silah kullanılmadığına dikkati çeken Çavuşoğlu, şöyle devam etti:

“Kimyasal silah tüm dünya için bir kırmızı çizgiydi ama bugün rutin hale geldi. Ateşkes süreci başladıktan sonra yer yer ihlaller oluyordu ama bu tabii çok ciddi bir ihlal. Esasen ‘Irak’ın geleceğiyle ilgili Irak halkı karar versin.’ diyoruz. Bölgede onları değerlendiriyoruz ama ‘Esed’le ilgili kararı Suriye halkı verecek’ diyenler görsünler ki böyle giderse Esed’le ilgili karar verecek halk kalmayacak. Çıkıyorlar, ‘Efendim Esed’le ilgili kararı Suriyeliler versin, halk versin.’ diyorlar. Böyle kimyasal silah kullanarak halk mı kalacak. O nedenle bunu lanetliyoruz, kınıyoruz. Bu bir insanlık suçudur ve bunun da cezası olmalı. Ama daha önce kırmızı çizgi aşılmasına rağmen vurdumduymazlık gösteren batı dünyası, insan hakları konusunda ders vermeye çalışanlar, eminim yine bunu örtmeye çalışacaklardır. Bu bizim için kabul edilemez. Bu tüm süreci de heba edebilir.”

Bir gazetecinin, Kerkük’ün Irak Kürt Bölgesel Yönetimi’ne (IKBY) ilhakı için tek taraflı referandum kararını hatırlatması üzerine Çavuşoğlu, bunun Kerkük Meclisi’ne katılanların hepsinin ortak kararı olmadığını söyledi.

Araplar ve Türkmenlerin bu karara katılmadığını ifade eden Çavuşoğlu, “Üstelik buradaki karara baktığımız zaman, yani Kerkük Meclisi ‘Referanduma gidilsin’ kararı vermiyor. Öyle bir yetkisi de yok zaten. Fakat Türkmenlerin ve Arapların katılmadığı Meclis, Bağdat yönetiminden diyor ki ‘Burada, buranın geleceğiyle ilgili bir referandum yap. Bu konuda kararı verecek olan Bağdat yönetimidir.’ Yani Meclis kendiliğinden burada bir referandum kararı alamaz. Ama burada bir şeylerin döndüğü gerçek. Esasen burada atılan bu adımlar, hele hele bu kırılgan dönemde Irak’ın geleceğini riske atan adımlar.” diye konuştu.

Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu, şunları kaydetti:

“Yani burada DEAŞ ile mücadele var, başka zorluklar var. Ülkede maalesef kamplaşmalar var. Şii-Sünni kamplaşması oldu, Maliki’den bu yana. Şimdi tüm bu zorlukları yenmesi için destek verdiğimiz herkesin destek verdiği bir ortamda bu atılan adımla iyi niyetli adımlar değil ve fırsatçılık yapıyorlar. Bunlar da doğru değil. Kendilerine de bunu açıkça söyledik. Biliyorsunuz Erşat Salihi de geldi. Sayın Başbakanımızla görüştü, Irak Türkmen Cephesi’nin Başkanı. Iraklı ve Suriyeli Türkmen kardeşlerimizle de sürekli temas halindeyiz, beraberiz, onlara her türlü desteği veriyoruz. Şunu bilsinler, Kerkük Türkmeni yalnız değildir, yalnız da kalmayacaktır. Böyle oldu bittilere de biz müsaade etmeyiz. Ama bu kargaşa ortamında buradan fırsatçılık yapmak, Irak’ın ve bölgesel yönetiminin geleceği için de iyi olmaz.”
Bakan Çavuşoğlu, temaslarda bulanmak için geldiği Isparta’da daha sonra AK Parti ve MHP il başkanlıklarını ziyaret etti. Basına kapalı gerçekleştirilen ziyaretlerinin ardından Çavuşoğlu, yerel bir televizyon kanalında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Çavuşoğlu, programda yaptığı konuşmada Türkiye’nin 7’inci kez referanduma gittiğini, AK Parti döneminde 3 kez referanduma ve çok sayıda seçime gidildiğini söyledi. Çavuşoğlu, ilkkez Avrupa ülkelerinin siyasetçisiyle basınıyla her şeyiyle Türkiye’deki bir seçimde taraf tuttuğunu ve “Hayır” dediğini anlattı.

Bu ülkelerin taraf tutmanın yanında “hayır” çıkması için de çaba sarf ettiklerini söyleyen Çavuşoğlu, bu ülkelerin, Türkiye’nin tam anlamıyla bağımsız ülke olmasından rahatsızlık duyduklarından ve Türkiye’nin kendi kontrollerinden çıkmasını istemediklerinden böyle bir tutum içine girdiklerini dile getirdi.

Çavuşoğlu, Avrupa ülkelerinin, referanduma “Evet” diyenlere büyük baskı uyguladığını, PKK’ya ve “Hayır” diyenlere destek verdiğini, kendilerini, Türkiye’nin patronu olarak gördüğünü ifade etti.

Avrupa ülkelerinin “hayır” için yaptığı her çabanın milletten geri döndüğünü vurgulayan Çavuşoğlu, “Hayır” diyenlerin Avrupa’nın bu tavrını gördükten sonra “evet”e yöneldiğini, milletin kendi adına başkalarının karar vermesine izin vermediğini söyledi.

Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu, 16 Nisan’da “evet” çıkması halinde dış politikada çok fazla değişlik olmayacağını dile getirerek, şöyle konuştu:

“Girişimci, insani ve vicdani dış politika anlayışımız değişmez. Sorunları çözmek için çaba sarf etme anlayışımız değişmez, ekonomik ilişkileri geliştirme anlayışımız değişmez. Büyükelçilik sayımız artar, tüm dünyada vizeleri kaldırmak için çaba sarf ederiz. Esasen ‘evet’ çıktıktan sonra tüm bu yapmak istediklerimizi daha güçlü bir şekilde yapabiliriz ancak bazı konularda da oturup konuşuruz. Mesela Avrupa Birliği (AB) ile oturup konuşmamız lazım. ‘Kardeşim ne istiyorsunuz. Bizi almak istemiyorsanız da açıkça söyleyin. Sürüncemede bırakmayın bu işi. İstiyorsanız da gereğini yapın. Artık birbirimizi oyalamaya gerek yok.’ Ne istiyorsak birbirimize söyleyelim. Olmayacaksa da bunu da konuşalım, o zaman herkes kendi çaresine bakar. Elbette ekonomik ilişkiler devam eder ama AB üyeliğini de bir 50, 60 yıl daha sürdürmenin bir anlamı yok belirsiz şekilde. Somut yol haritası olacak. ”

Çavuşoğlu, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun FETÖ’nün 15 Temmuz darbe girişimine ilişkin “kontrollü darbe” iddiasına ilişkin şunları kaydetti:

“Bildiği bir şey varsa söylemesi lazım. Acaba kendi de içinde mi yok mu söylemesi lazım. Onu diyorsa gerçekten Kılıçdaroğlu’na şaşırmıyorum ama bu uç noktaya kadar geldiğini görmek de Türk siyaseti adına utanç vericidir. Her gün bir gaf, her gün bir yalan. Günde 10 tane yalan. Her söylediği yalan bu referandum sürecinde. Tehditler, şantajlar… En sonra Yalova milletvekili vardı. Genel başkanlığa sürekli aday oluyor, ‘Kılıçdaroğlu yenilgiye doymadı, doymadı yine doymuyor’ diyen. O da bir televizyon programında öyle bir saçmaladı ki… ‘Muhtarları, iş yerlerini kapatacak.’ Milleti aptal yerine koyuyor. Millet niye yetki vermiyor bunlara. Bunlara bir yetki versen millete neler neler yaparlar? Geçmişte tek parti dönemlerinde yaptıkları gibi zulmederler. Diğer partililere bakıyorsun çok kibarlar. Bunlar inanılmaz agresif, çok kötü, kaba davranıyorlar. Bunların halkçılığı yok, yalan söylüyorlar. Kılıçdaroğlu’nun söylediği de tamamen yalan. Kılıçdaroğlu bu anayasa paketini de okumamış, diğerleri de okumamış. Zaten objektif şekilde okusalar ‘Evet’ verirler. Herhalde ‘İkna oluruz’ diye korkularından okumayıp, onun dışında sürekli yalan söylüyorlar.

Antalya’daki yabancıları ve Rusları da ‘Rejim değişecekmiş, şeriat gelecekmiş, sizleri zorla Müslüman yapacaklar’ diye korkutuyorlar. Çok utanç verici bir duruma geldi. Bunların hali gerçekten içler açısı, zavallı bir duruma düştüler. Bu kadar mı acizsiniz, bu kadar mı düştünüz? Millete gidin anlatın, millet kararı versin, ona da saygı duyun. Sonra ‘Evet çıkarsa denize dökeriz’ diye tehdit ediyorsanız, millet sizi sandıkta öyle bir dökecek ki öyle bir silkeleyecek ki artık nerenizden ne düşecek, her şeyiniz ortaya koyacak. Millet dersini verecek.”

“Cumhuriyet elden gidiyor” diyenlerin Cumhuriyete hiçbir katkısının olmadığını söyleyen Çavuşoğlu, son 15 yılda AK Parti’nin neler yaptığının ortada olduğunu, Cumhuriyete kendilerinin hizmet ettiğini kaydetti.

“Tek adamlık” iddiasına da değinen Çavuşoğlu, “Tek adamlık dediğin nedir? Tek adam dediğin yerde meclis, yargı, yardımcıları, hükümet de olmaz. Tek adamlık bir şey yok. Tek adam olmak isteyen için bugünkü anayasa bulunmaz nimettir. Daha fazla yetki var. Kenan Evren yetkileri var. Kenan Evren koydu bunları. Karşılığında sorumluluk var mı? Yok. Hesap verme var mı? Yok. Yargıya hesap verme yok, meclise hesap verme yok. Cumhurbaşkanı olmak isteyen bir kişi eğer kendisini düşünüyorsa şu anki sistemden daha iyi bir sistem yok. Eğer memleketi düşünüyorsan 18 maddelik anayasa paketi elzem oluyor.” ifadesini kullandı.

Isparta’da temaslarını sürdüren Çavuşoğlu, AK Parti İl Başkanlığı önündeki Referandum Durağı’nı ziyaret ederek, gençlerle bir süre sohbet etti.

Ardından, Matbaalar ve Mimar Sinan caddelerinde esnafı ziyaret ederek, istek ve sorunlarını dinleyen Çavuşoğlu’na, 1732. Sokak’ta bir çay ocağında kekik çayı ikram edildi.

Daha sonra Eğirdir ilçesine giden Çavuşoğlu, Kervansaray Düğün Salonu’nda düzenlenen “Memur-Sen’e Davet, Tercihimiz Evet” programında STK temcileri ve esnafla buluştu.

Çavuşoğlu, burada yaptığı konuşmada, Isparta ve Eğirdir ilçesine yapılan yatırımları anlatarak, Isparta Şehir Hastanesinin büyük bir yatırım olduğunu söyledi.

Şırnak’ta Gabar Dağı’nda güvenlik güçlerince terör örgütü PKK’ya yönelik operasyonda 3 askerin şehit olduğunu belirten Çavuşoğlu, “Şırnak’ta üç şehit verdik. Bayrağımız ve vatanımız için şehit düştüler, onların gözü arkada kalmadı. Kahraman polis ve askerlerimiz o hainleri inlerine, şehir ve köydeki kazdıkları çukurlara gömmeye devam edecek. Bu vatan topraklarında hainlere yer yok. Hainleri temizleyince kadar içeride ve dışarıda mücadelemizi sürdüreceğiz.” diye konuştu.

Suriye’de, İdlib’te Esad rejiminin kimyasal silah kullanarak körpecik çocukları, bebekleri, kadınları katlettiğini vurgulayan Çavuşoğlu, şöyle konuştu:

“Hala bu zalimin alternatifi olmadığını düşünenler görsünler kaç defa kırmızı çizgiyi aştı. Hastanelerde, okullarda kadınları, çocukları hiç acımadan öldürdü. Bir milyona yakın insanı öldürdü. Lanet olsun bunlara ve bunları destekleyenlere ama biz Suriye’de barış için adalet için mücadelemizi sürdüreceğiz. Halep’te 45 bin kişiyi nasıl kurtardıysak, ateşkesi Suriye’ye yaymak için çalıştıysak bundan sonra da barışın gelmesi ve siyasi çözüm için çalışmaya devam edeceğiz.”

Çavuşoğlu, Antalya’da uluslararası sağlık ve spor turizmi fuarının düzenleneceğini ve çok sayıda acentenin Antalya’ya geleceğine değindi.

“İstikrar olsun, huzur olsun isteriz. Kendimizi güvende hissedersek, zorluklara karşı direncimiz olur. 15 Temmuz’daki hain darbe girişiminde milletimizin direnci olmasaydı Cumhurbaşkanımızın cesaret ve liderliği ön planda olmasaydı belki de bu ülke hainlerin eline geçecekti.” diye konuşan Çavuşoğlu, istikrarın önemli olduğunu kaydetti.

Çavuşoğlu, Türkiye’nin daha da güçlü olması halinde böyle yollara hiç kimsenin tevessül edemeyeceğini anlattı.

Bakan Çavuşoğlu, “Öyle bir ülke olmalıyız ki FETÖ’sü, PKK’sı hiçbiri bu ülkeye göz dikmemesi lazım. Daha güçlü bir ekonomimizin olması lazım.” değerlendirmesinde bulundu.

Geçmişteki krizler olmasaydı, 2001’deki Ecevit ile Sezer’in kavgası, 1995’teki sürtüşmeler olmasaydı bugün milli gelirin 30 bin dolar olacağını söyleyen Çavuşoğlu, Türkiye’nin önünü görmesi gerektiğinin altını çizdi.

Çavuşoğlu, “Yurt dışında fesatlıktan çatlayıp gece gündüz ‘Hayır’ için çalışırken, Eğirdirli kardeşlerim 16 Nisan’da ne diyeceksiniz? Sizler onlara, ‘Bu ülkenin sahibi sen değilsin, sen benim adıma karar veremezsin, hele hele kıt aklınla beni yönlendirmeye mi çalışıyorsun. Bu ülkede söz de karar da benimdir’ diyen Eğirdirli hemşehrilerim ne diyecek?” diye sordu.

PKK’nın, FETÖ’nün tüm terör örgütlerin gece gündüz “Hayır” için çalıştığını dile getiren Çavuşoğlu, telsizlerden ‘Evet’ çıkarsa biz bittik” dendiğini söyledi. Çavuşoğlu, “16 Nisan’da sadece oylama yapmayacağız, içerideki ve dışarıdaki hainlere de haddini bildirip, dersini vereceğiz.” dedi.

Çavuşoğlu, “Evet çıkarsa denize dökeceğiz’ diyen CHP’li milletvekillerine sandıkta dersini vermek için ne diyeceğiz? Bu kadar mı zavallısınız, siz Türk milletini ne zannediyorsunuz? Türk milleti düşmanı denize döker, sen kimsin? Sen bu cumhuriyetin sahibi misin tek başına? Bu cumhuriyet 80 milyonun. Geçti o günler, tek partili dönemde değiliz. Millet CHP aracılığıyla egemenliğini kullanmak zorunda değil artık. Doğrudan kendisi kullanıyor millet egemenliğini sen kim oluyorsun? Bu cüret ne?” diye konuştu.

Türk milletinin vatanı için canını verdiğini, bunu 15 Temmuz’da gösterdiğini ifade eden Çavuşoğlu, bugün CHP’nin millet sayesinde var olduğunu, milletin kıymetinin bilinmesini istedi.

Çavuşoğlu, şunları kaydetti:

“Efendilik taslama. Bugüne kadar millet yetki vermemiş iyi de etmiş. Yetki vermediği halde bu kadar hor görüyorsun bir de eline yetki geçse ne yapacağın malum. Cumhuriyet gidiyor diyorsun da cumhuriyet esasen 100. yılına gidiyor, emin adımlarla tüm zorluklara rağmen, gümbür gümbür. Benim de hedeflerim var, Recep Tayyip Erdoğan hedefler koydu. Senin hedefin, projen var mı? Yok. Bir düşüncen, hayalin de mi yok?”

CHP’nin laiklik anlayışıyla bugün Türkiye’nin laiklik anlayışının farklı olduğuna değinen Çavuşoğlu, “Senin laiklik anlayışında yasak, zulüm var. Kimse inancını yerine getiremiyor. Çocukları okullara sokmadınız, zulmettiniz bu milletin evlatlarına.” dedi.

Bakan Çavuşoğlu, konuşmasını şöyle tamamladı:

“Bunların bugüne kadar hizmeti yok, yarına yönelik hedefi yok. Cumhuriyetçiyim diyor, sen cumhuriyetçi değilsin. Cumhuriyetten geçinen bir asalaksın. Hiçbir katkın olmamış, olmayacak da. Cumhuriyetin üzerinde sen bir kambursun ne katkın var? Hiç. Akşam oturuyorsunuz hükümet devlet kuruyorsunuz, devlet yıkıyorsunuz, ülke kurtarıyorsunuz. Sabah, gece söylediklerinizi de unutuyorsunuz ama bu millet size öyle bir şamar daha atacak ki inşallah aklınız başınıza gelir ama o da zor. Kılıçdaroğlu’na bakıyorsunuz, yalan makinesi mübarek. Diyorsun ki bu adam belki bir gün yalan bulamaz da doğruyu mu söyler diye merakla bekliyoruz. Yalan üretmekte de zorluk çekmiyor, danışmanları da kendisi de çok mahir maşallah.”